8 Aralık 2009 Salı

Çocuklarda Şaşılığa Dikkat!




Çocuklarda Şaşılığa Dikkat!
Şaşılık çocukluk çağında en sık rastlanan göz problemlerinin başında geliyor. Anadolu Sağlık Merkezi nden Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Burcu Usta Uslu çocuklarda görülen göz şaşılığı ve tedavi yöntemleri hakkında merak edilenleri sizlerle paylaşıyor.



: Şaşılık nedir? Nasıl oluşur?

Dr. Burcu Usta Uslu: Şaşılık gözlerin birbirine paralel olmaması durumudur.Gözlerden biri karşıya bakarken diğeri içe dışa yukarı ya da aşağıya dönük olabilir. Şaşılık sürekli olabileceği gibi aralıklı olarak da ortaya çıkabilir. Sağlıklı görme gelişimi ancak çocukluk çağında her iki göz birbirine paralel olursa gerçekleşebilir. Çocukların beyni çok hızlı bir şekilde farklı durumlara uyabilme yeteneğine sahip olduğundan gözlerden birinde kayma olması durumunda oluşan çift görmeyi ortadan kaldırmak için beyin kayan gözün görüntüsünü ihmal ederek yok sayar. Bunun sonucunda ise kayan gözde tembellik (ambliyopi) oluşur. Bu durum şaşılığı olan çocukların büyük kısmında değişik boyutlarda mevcuttur.



: Çocuklarda şaşılık oluşumunun sebebi nedir?

Dr. Burcu Usta Uslu: Çocuklarda şaşılık doğuştan olabileceği gibi sonradan da ortaya çıkabilir. (Yapısal olabilir kırma kusurlarına bağlı gelişebilir nörolojık problemlere bağlı gelişebilir travmalar sonucu oluşabilir.)



: Belirtileri nelerdir?

Dr. Burcu Usta Uslu: Gözlerin paralel bakmaması ailenin dönem dönem bir gözün veya değişerek her iki gözün kaydığını hissetmesi çocuğun okurken baş ağrısı ve konsantrasyon eksikliğinden yakınması güneşli havada bir gözünü daha çok kapatma ve başını ağırlıklı olarak tek bir tarafa eğik tutma eğilimi en önemli belirtilerdir.



: Tedavi yöntemleri nelerdir?

Dr. Burcu Usta Uslu: Şaşılığın tedavisinde ilk adım olarak varsa mevcut kırma kusurunu düzeltmek için gözlük verilir. Bazı durumlarda gözlük kaymanın tamamını düzeltirken bazen de kısmı düzelme sağlar. Gözlükle kayması tamamen düzelmeyen hastalarda gözü hareket ettiren kaslara cerrahi müdahale ile gözler birbirine paralel hale getirilir. Cerrahi yontem için zamanlama şaşılığın tipi ve miktarı şaşılığın başlama yaşı gözde tembellik riskinin var olup olmadığı gibi pek çok faktör göz önünde tutularak yapılır.



: Tedavi edilmediği takdirde ne gibi sonuçlara yol açar?

Dr. Burcu Usta Uslu: Tedavi edilmediği takdirde gözlerden bir tanesinin az görme (tembel olma) riski fazladır derinlik hissi-3 boyutlu gorme hissinde eksiklik baş ağrısı ve denge problemleri kafa postur değişklikleri okurken zorlanma gibi problemler ile karşılaşmak mümkündür.



: Tedavi için en uygun yaşlar hangisidir? İleri yaşlarda da tedavi edilebilir mi?

Dr. Burcu Usta Uslu: Tedavi için en uygun yaşlar daha önce bahsettiğimiz gibi şaşılık tipi-miktarı â€"başlama yaşı-gözlükle düzelip düzelmediği gibi pek çok faktörden etkilenmektedir. Doğuştan olan ve çocukluk doneminde tanı konup cerrahi gerekenlerde vakit kaybetmeden henüz çocuğun görme yollarının gelişimi tamamlanmadan derinlik hissini kaybetmemek için aile ile görüşülüp hızlı karar vermek gerekebilir. Şaşılık ileri yaşlarda da tedavi edilebilir.

Kaynak: Bebek

Çocuklarda Şiddet




Çocuklarda Şiddet
Okul öncesi dönemi olarak adlandırılan üç-altı yaş arası çocukluğun en renkli ve hareketli dönemlerinden biridir. Bu dönemde çocuk konuşkan meraklı öğrenmeye hevesli girişken daha sosyal ve sevimlidir.



•Bu yaştaki çocuklarda yaşayarak öğrenmenin deneme ve yanılmanın belirgin olduğunu görürüz. Her şeye bakar ilgilenir sorular sorar dil gelişimi hızlı ve dili kullanımı daha iyidir hikayeler anlatır veya hikayeler uydurabilir kendisine uygun olsun ya da olmasın her şeyi denemek isteyebilir. Oyun oynamaktan koşmak zıplamak atlamak vb. bedensel aktivitelerden çok hoşlanır bisiklete binebilir tırmanabilir. Rekabet-yarışma duygusu ortaya çıkar yaşıtları veya biraz daha büyük çocuklarla rekabet davranışları kıskançlıklar görülür. Anne-babanın beğenisini takdirini kazanmak ve sevgisini görmek çok önemlidir. Bunu sıklıkla sorgulayabilir; Beğendin mi? Güzel olmuş mu? Anne beni seviyor musun? vb.

•‘Ben kavramının ortaya çıktığı ilk yıllarda çocuklarda negatif tutum ve davranışlara sıklıkla rastlanabilir. Çocuk kendisi giyinmek yemek yemek koşmak ve oynamak ister engellendiğin de aşırı tepki öfke ağlama tepinme vurma tekmeleme istediği yapılmadığında eşyalara ya da kendine zarar verme gibi tepkisel saldırgan davranışlar gösterebilir. Okul öncesi dönemde büyüme ve gelişme ile birlikte bağımsızlığın artması çocukların kendi bedenlerinin farkına varmaları özellikle erkek çocuklarının bedensel güçlerinin farkına varmaları bunu kullanmalarına neden olur. Annesi-babası çocuk tepindiğinde onunla konuşmak sorunu anlamak ve sakin olmak yerine bağırıyor çekiştiriyor hatta vuruyor ve sonunda istediğini yapmasına izin veriyorsa çok değil iki-üç kez bunu denemişse olumsuz davranışı öğrenmiş ve saldırgan davranış pekişmiş oluyor. Çocuklar çok iyi gözlerler hissederler ve öğrenme konusunda da bizden daha hızlıdırlar.

•Çocuk öğrenmesinde deneme- yanılma yolu ile öğrenme kadar önemli olan diğer bir unsur da “taklit”dir. Topu fırlatması isteniyorsa bardağı oyuncağı da fırlatabilir. Özellikle çocuklar anne-babalarının yaşıtlarının öğretmenlerinin davranışlarını sıklıkla taklit ederler. Çocuk somutta olduğu için neyi görüyorsa onu yapması beklenen bir durumdur bir davranışı- bir insanı hatta hayvanları çizgi film kahramanlarını rahatlıkla taklit edebilir. Kavramlar büyüme ve gelişme ile birlikte zamanla oluşacak olgunluk kazanacaktır. Yetişkinler gerek anlatarak ve gerekse göstererek olumlu davranışı öğretecekler ve bir davranışın şekillenmesinde ve benimsenmesinde model olacaklardır.

•Öfke doğuştan var olan bir duygu olarak kabul edilmektedir. Bebek davranışlarında emzirme geç kaldığında öfke tepkileri-ağlama memeyi almama meme başını ısırma görülebilir. Öfke ve saldırganlık engellenme durumunda ortaya çıkar ve engellenme sürekli hale geldiğinde - iç ihtiyaçlar karşılanmadığında emme ihtiyacı sevgi ihtiyacı öğrenme ihtiyacı oyun ihtiyacı - pekişerek bir davranış biçimine dönüşebilir.

•Anne-baba tutumları çocuğun davranışlarında psiko-sosyal gelişiminde önemli rol oynar. Olumsuz anne-baba tutumları içinde; reddedici sürekli eleştirici kayıtsız otoriter ve baskıcı dengesiz ve tutarsız aşırı koruyucu gevşek mükemmeliyetçi tutumları sayabiliriz.Çocukların olumlu davranışlar geliştirmelerinde olumlu ılımlı dengeli sorun çözücü kabul edici anlayışlı paylaşımcı hoş görülüancak sınır ve kural koyan anneâ€"babaâ€"öğretmen tutumları önemli rol oynamaktadır. Öfke duygusu ve saldırganlığın doğuştan geldiği ve iç güdüsel olduğu kabul görmekle birlikte çocuklara olumlu davranışlar kazandırılarak öfkeyi kontrol etmesi saldırgan davranışı durdurması gösterilerek anlatılarak ve rol modeli olarak öğretilebilir.

•En ufak bir sorun karşısında bağıran eşyaları fırlatan kıran vuran anne veya babaya sahip bir çocuğun örnek alacağı ve öğreneceği davranış ile sorunlar karşısında sakin güvenli çözüme yönelik davranan anne-babaya sahip çocuğun örnek alacağı ve öğreneceği davranış birbirinden çok farklı ve taban tabana zıt olacaktır.

•İç güdüsel olan bir duygu ve tepki bu noktada öğrenilmiş şiddete kolaylıkla dönüşebilecektir.Hangi davranışlar öğrenilmiş şiddet olarak tanımlanabilir? İki çocuk oynarken oyuncağı paylaşamama nedeniyle birbirlerini itmeleri oyuncak kırılınca birinin diğerinin elini acıtması iç güdüsel saldırganlık olarak nitelendirilebilir.Ancak çocuk her defasında oyuncağı almak için vurma itme diğer çocuğun canını acıtma ısırma saç çekme bağırma tekmeleme davranışı gösteriyorsa buna öğrenilmiş saldırganlıkâ€"şiddet diyebiliriz. Saldırganlığın güçlenmesi çocuğun kendisine ve çevresine zarar vermesi ile sonuçlanır. Bir çocuğun hareketli olması bazen yaramazlıklar yapması ya da ağlaması oyuncağını kırması arkadaşını itmesi onun saldırgan çocuk olduğu anlamına gelmez. Çocuğu saldırgan olarak tanımlamak için bu davranışı sık sık tekrarlıyor olması ve zarar verme amacı taşıyor olması gerekir.Yani saldırganâ€"şiddete yönelik davranışta zarar verme niyeti önemlidir.



NEDENLER:



•Çocuğa aile içinde çevrede veya okulda sözel ve fiziksel şiddet uygulanması

•Evde veya çevresinde saldırgan davranışlarda bulunan bir modelin olması

•Çocuğun sürekli baskı ve kısıtlamayla karşı karşıya kalması

•Konulan sınırlar ve kuralların yeterince anlatılmaması

•Çocuğa evde ya da okulda çift mesaj verilmesi - tutarlıdengeli davranışı öğrenememesi

•İlgi ve sevgi eksikliği

•Çocuğun anne-babası ile sağlıklı özdeşim kuramaması

•Organik bir rahatsızlık

•Bedensel veya zihinsel engele sahip olma

•Çocuğun daha önce gösterdiği saldırgan davranışların ödüllendirilmiş olması

•Aşırı disiplin

•Televizyonda ya da bilgisayar programlarındaki şiddet içeren yayınlar



ÖNERİLER:



•Ev ve okul ortamında kesinlikle sözel ve fiziksel şiddetten kaçınmalı

•Çocuğun saldırgan davranışları cezalandırıldığı veya dayakla durdurulmaya çalışıldığında bu saldırganlık örneği olmaktan başka bir işe yaramaz

•Saldırgan davranışlar konuşulmalı sonuçlarının neler olabileceği anlatılmalı aynı durumla karşılaşsa neler hissedeceği üzerinde durulmalı

•Çocuğa duygu ve düşüncelerini anlatma olanağı ve sabrı gösterilmeli

•İki çocuk arasında oyun esnasında olabilecek tepkisel davranışlarda taraf tutulmamalı daha iyi olumlu ve paylaşımcı nasıl oynayacakları konusunda yardımcı olmalı

•Saldırgan davranış karşısında davranış durdurulmalı asla ödül niteliği taşıyan tavizler verilmemeli

•Saldırgan davranışın altında yatan temel nedenlerin neler olabileceği araştırılmalı

•Yargılayıcı mükemmeliyetçi tutumdan kaçınılmalı

•Saldırgan çocuklar sporla ilgili faaliyetlere okul takımı yüzme halk oyunları kültürel etkinlikler drama satranç gezi fotoğrafçılık gibi etkinliklere yönlendirilmeli

•Evde ve okulda yapabileceği yaşına uygun görev ve sorumluluklar verilmeli

•Saldırganlık sonunda eşyaya verdiği zararı harçlıklarını biriktirerek karşılaması teşvik edilmeli

•Çocuğun sorununu ve öfkesini saldırgan davranışlara başvurmadan ifade etmesi teşvik edilmeli bunu yaptığında sözel ve duygusal olarak takdir edilmeli

•Çocuğun olumsuz ya da saldırgan davranışlarından sonra özür dilemesi sağlanmalıözellikle bunun için rol modeli olmalı ve özür dilediğinde takdir edilmeli

•Çocuğun olumsuz duygularını öfkesini resim yaparak ifade etmesi sağlanmalı resimleri anlattırılmalı

•Çocuğun saldırgan davranışlarında yetişkinlere düşen en önemli görev sakin olmak dinlemek anlatmak yol göstermek ve model olmak ve en önemlisi sevgi dilini sözel ve bedensel olarak mutlaka kullanmak ve olumlu davranışı takdir ve teşvik etmektir.



Anadolu Sağlık Merkezi nden Psikolog Sevil Usanmaz

Kaynak: Bebek

Çocuklarda Şiddet Eğilimi Artıyor




Çocuklarda Şiddet Eğilimi Artıyor
Gün geçmiyor ki gazetelerde TV'de çocuklara dair bir şiddet haberi okumayalım görmeyelim. Çocuklara yönelik şiddet kadar çocukların uyguladığı şiddete de sıkça rastlanıyor. En büyük suçlu olarak içinde şiddet ögelerini arttıran televizyon programları ve çizgi filmler gösteriliyor. Ancak çocukların saldırgan tutumlarında hiç kuşkusuz ki anne babalar ve toplum da büyük rol oynuyor. Peki çözüm ne anneler babalar ve eğitimciler bu durumda nasıl davranmalı? Bu sorunun yanıtını Psikolog Bahar Soydan ın katkılarıyla hazırladığımız bu yazıda…



Şiddete eğilimli çocukların yaşı giderek düşüyor. Çocuklar artık sadece kendilerine değil ailelerine ve yaşıtlarına da şiddet içeren davranışlar sergiliyor. Peki bu çocuklar sevgilerini dile getirmek yerine neden öfkelerini dışa vurmayı tercih ediyorlar? Tek suçlu televizyon programları ve çizgi filmler olmamalı. Her gün öfke patlamalarının yaşandığı bir evde yaşayan çocuğun sakin bir mizaca sahip olması beklenemez değil mi? Bahar Soydan “Çocuklarda şiddet eğiliminin artmasına hem aile açısından hem de toplumsal açıdan bakmak gerekir.” Diyor ve şöyle devam ediyor: “Çocuk kendisine bakan ve birtakım fizyolojik gereksinmelerini karşılayan ailesinden sevgi görmek ister. Bu sevgiyi bulamayan çocuk için doğrudan saldırganlık yasaklanmıştır. Böylece kızma öfke gibi duygular içe itilmektedir. Bunlar bilinçdışına ait ve ifade edilemeyen duygulardır. Kırıklıklar aşırı derecede artarsa birey nörotik bir yapıya bürünür ve hedefini aile dışında arar. İşte bu iç çatışmanın çeşitli ifade yönlerinden biri de şiddettir saldırganlıktır.”



Çocuğu şiddete yönelten davranışlar



Karakterin şekillendiği ilk beş yıl içinde anneden ayrı kalmanın çocukta suçlu kişilik yapısının oluşmasında en büyük etken olacağı ileri sürülüyor. Bunun yanı sıra çocuğun sınır tanımayan gelişme potansiyelinin büyükler tarafından sınırlandırılması durdurulması büyüklerce istenilen şekilde yönlendirilmesi de çatışmaların doğmasına neden oluyor.

Bahar Soydan şöyle devam ediyor: “Çocuklar ayrıca yaşadıklarını ve gördüklerini taklit etme eğilimi içindedirler. Kendisine bir şey yaptırılmak istenirken şiddet gören çocuk da büyükten küçüğe güçlüden güçsüze oluşan hiyerarşi içinde kardeşlerine arkadaşlarına bunu dener ve şiddeti öğrenir. Anne â€" babasının davranışlarını örneklediği gibi bir çizgi film kahramanıyla da kendini özdeşleştirip yaptıklarını uygulamaya koyulabilir. Maalesef çocuk çizgi filmlerinin bir çoğunda şiddet öğesi ağır basmaktadır. Ayrıca çocuklarbüyüklerin seyrettikleri filmleri de izlemektedirler. Bazı durumlarda okul çocukların gelişme ve uyum güçlüklerini çözmeye yardım edecek yerde farkında olmadan uyum güçlüklerini arttırmaktadır. Bunun bir sonucu olarak da okuldan kaçma öğretmeninden şiddet gördüğü için şiddete başvurma gibi sorunlar ortaya çıkmaktadır. Ayrıca bir aile ortamı içinde büyüyemeyen yetiştirme yurtlarında hatta sokaklarda büyüyen ya da geçim sıkıntısı derdine düşüp çalışan çocuklar var. Bu çocukların da karşılaştıkları sorunlar yaşadıkları acılarçaresizlikler onları yanlış davranışlara ve şiddete itmektedir.”



Ne yapmalı?



Çocuklarda şiddet eğilimini azaltabilmemiz için duygu ve düşüncelerin uygun şekilde ifade edilmesine olanak vermeliyiz. Sağlıklı iletişim kurmayı öğrenmeliyiz. Çocuklarımızın kişisel özelliklerini tanımalı farklı beklentiler içine girmemeli ilgi ve ihtiyaçlarının farkında olmalıyız. Disiplin anlayışımızda asla şiddete yer vermemeliyiz. Seyrettikleri filmlerden etkilenmemeleri içinde bu konuda da dikkatli davranmalıyız.

Eğitim ve öğretim süreci içine girdiklerinde başarıya ve iyi bir toplumsallaşmaya ulaşmaları için de okul-aile işbirliği içinde olmalı rehberlik servislerini ilköğretimde de yaygınlaştırmalıyız. Sokaklarda büyüyen yetiştirme yurtlarında kalan çalışan çocuklara sevgiyle yardım eli uzatmalıyız. Unutmayın ki sakin barışçıl bir ortamda sevgiyle yetişen şiddeti görmeyen bir çocuk şiddet göstermez.

Kaynak: Bebek

İki Farklı Etkinlik




İki Farklı Etkinlik
Çocuklarına ev ortamında değişik aktiviteler sunmak isteyen aileler için iki farklı etkinliğimiz var. Bu etkinlikler yardımıyla çocuğunuzla hem daha çok vakit geçirebileceksiniz hem de çocuğunuzun tüm gelişim alanlarını destekleyeceksiniz. İşte etkinliklerimiz...


Etkinlik 1: Gündüz ve Gece


Gündüz ya da gece yapılabilecek bu etkinlik çocuğun tüm gelişim alanlarını destekleyecektir.


Malzemeler:

Beyaz ve siyah çizim kağıtları

Renkli tebeşir pastel ya da keçeli kalem

Selobant

Gece ve gündüz hakkında hazırlanmış kitaplar


Amaç:

Çocukların küçük kas gelişimlerini desteklemek

Dil becerilerinin gelişimine yardımcı olmak

Bilimsel düşünme ve gözlem yapma becerilerini desteklemek



Uygulama:

Gündüz ve gece görüntüleri içeren resim ve kitaplar toplayın.

Çocuğunuzla gece ve gündüz hakkında sohbet edin. Bu konudaki bilgilerini arttırmak için ona kitap okuyun.

Gece ve gündüz ile ilgili resimler çizmelerini isteyin.

Gündüz başlığı atarak bir liste hazırlayın. Çocuğunuzdan gündüzle ilgili bildikleri şeyleri sıralamalarını isteyin.

Çocuğunuzdan gece-gündüz karşılaştırması yapmasını ve gündüz yapabilecekleri hakkında konuşmasını isteyin. Yanıtlarını listeye yazın. Çocuğunuza beyaz kağıt pastel ve keçeli kalemler sağlayarak gündüzle ilgili resimler yapmalarını isteyin.

Sonra başka bir liste yaparak çocuğunuzdan gece hakkındaki düşüncelerini ve gece neler yaptığını anlatmasını isteyin. “Gece gündüzden nasıl farklıdır” ya da “Ortalıkta görünmedikleri zaman Güneş ve Ay nereye gidiyor?” gibi sorular sorun.

Çocuğunuza siyah çizim kağıdı ve renkli tebeşirler vererek ondan geceyle ilgili bir resim yapmasını isteyin. Gündüz ve gece resimlerini selobantla birbirlerine yapıştırın. Çocuğunuzun bu resimleri diğer aile bireyleri ile paylaşmalarını sağlayın. Resimleri çocuğun odasında sergileyin.


Etkinlik 2: Benim Hakkımda Her Şey


Çocukları kendileri hakkında bir kitap hazırlamak için destekleyerek kendilerini ve başkalarını daha iyi anlamalarına yardımcı olabilirsiniz.


Malzemeler:

Çizim kağıdı

Tel zımba

Kalemler keçeli kalemler ve pasteller

Güvenli makas

Yapıştırıcı

Eski dergiler


Amaç:

Çocukların kendileri hakkında bir kitap hazırlamaları onların okumalarına yaratıcı düşünmelerine ve sosyal bilinç kazanmalarına yardımcı olacaktır.


Uygulama:

Çocuğunuza “ Benim Hakkımda Her Şey” adlı bir kitap yapacaklarını söyleyin. Kitabında kendi çizimlerini ya da eski dergilerden çeşitli görüntüler kullanabileceğini söyleyin.

Değişik sayfalar hazırlayabilmesi için onu yönlendirin.Konu başlıkları belirleyebilirsiniz...


Bu benim.

Bu ben ve ailem.

Bu benim hayvanım.

Bu benim en sevdiğim giysi.

Bu benim en iyi arkadaşım.

Bu benim en sevdiğim yemek.

Bu büyüyünce olmak istediğim şey.

Bu okulda yapmayı en sevdiğim şey.


Çocuğunuza önerdiğiniz malzemeyi ona sunun.

Çocuğunuzdan kitabı için kapak hazırlamasını isteyin ve ona gerekli malzemeleri sağlayın.

Çocuğunuzun kitabını anlatmasına olanak sağlayın ve diğer aile üyeleri ile bunu paylaşın.
Evinizde bir kitaplığınız varsa çocuğunuzun hazırladığı bu kitabı oraya koyun böylece çocuğunuz kendi kitabına önem verildiğini anlayacaktır.



Yararlanılan Kaynak: Çoluk Çocuk Dergisi Ağustos 2002.



İDİL SEDA AK

Kaynak: Bebek

İki küçük ayağın bağımlısıyım...




İki küçük ayağın bağımlısıyım...
Kelimelerle nasıl ifade edilir bilmiyorum ama anneliğimin 2. yılını yaşıyorum arkadaşlar mutluluğun sevincin hüznün yeni yüzleriyle tanışıyorum...




25.05.2005 te anne oldum ben…

Dünyalar tatlısı bir bebeğin gülümsemesiydi ilk tanıştığım

Küçüğüm göğsümdeydi ilk sıcaklığını duyduğum an

İlk mutluluğum gaz çıkarmasıydı

Sonra ilk evimize geldiğimiz an; 3 kişilik bir aile oluşumuzdu.

Gecenin kör karanlığında mama hazırlamaktı annelik…

Tükürcüğünü yutmasın diye sabahlamaktı başucunda

Dönüyor dediğimizde emeklemesini görmekti ilk heyecan…

Övgüyle bahsetmekti

İlk dişinin çıktığı andaki sevinçti annelik…

İlk adımıydı

Anni deyişiydi

Boynuma o sıcacık sarılmasıydı annelik…

Gece uyandığında ilk çığlığının ANNE olmasıydı

İlk kelimelerini paylaşmaktı

Sevdanın da dediği gibi telaşsız sevişmeyi özlemekti

İki küçük ayağın bağımlısı olmaktı annelik…

Sabırla tekrarlamaktı

Kendini oğlunda görmekti aslında…

Babasıyla yerde yuvarlandıklarında

Araba kullandıklarında

Gecenin sakinliğinde sarılmış uyurken bulmaktı onları...

Sabahın altısında puding istemesine karşı koyamamaktı belki de

Islak mendil biberon ve bezsiz bir hayat düşünememekti annelik

Ya üşürse deyip sıcak havada hırka taşımaktı...

Kısacası karşılıksız sevmektir annelik...

Mutluluğu çocuğunda görmektir

Buradan kendi annemden başlayarak tüm annelerin anneler gününü kutluyorum.

Çocuklarımızla nice mutlu yıllar geçirmenizi diliyorum.

Sevgiyle kalın...

Kaynak: Bebek

İkinci Adres Büyükanneler




İkinci Adres Büyükanneler
Eve yeni gelen bebek hele bu bebek bir ilkse özellikle annenin tüm zamanını alır. Annenin kendine hiç zaman ayıramadığı durumlarda büyükanneler imdada yetişir ve bebeğin bakımında anneye yardımcı olur. Bütün büyükanneler bundan büyük mutluluk duyar ve torunlarını anne babadan çok benimseyebilirler. Ancak bebeğin eğitiminde ve bakımında insiyatifi ele aldıklarında sorunlar da başlayıverir. Ebeveynler bu aşırı ilginin çocuğu olumsuz etkileyeceğini düşünürler.

Bir torun sahibi olmak herhalde bir büyükanne için en büyük ödül. Torunlarıyla beraber olan bu sevimli yaşlılar bir anlamda hayata da daha sıkı bir şekilde bağlanıyor. Ancak değişen çocuk yetiştirme anlayışları anne babayla büyükanneler arasında problem yaratabiliyor. Ne var ki büyükanneleri bu konuda uyarmak hiç de kolay olmuyor. Çok kolay gücenip kırılabiliyorlar. Herşeye rağmen anne çalışmak durumundaysa ve çocuk büyükanneye emanet ediliyorsa bu güven duygusunun ona gösterilmesi gerekiyor. Çocuğun davranış bozukluklarını büyükanneye yüklemek anne babanın yapacağı en hatalı davranış. Olaylara sağduyuyla yaklaşmak gerekiyor. Uzmanlara göre çocuğun önünde büyükanneyi eleştirmek yanlış bir tutum. Böyle durumlarda çocuk olumsuz etkileniyor. Çocuğa büyükannenin yaptığı şeyleri sizden beklememesi gerektiği anne baba tarafından öğretilmelidir.

Büyükannelerin çocuğu şımartmak gibi bir amaç güttükleri düşüncesi tamamen yanlıştır. Onların tek amacı torunlarına olan sevgilerini açıkça göstermektir. Uzmanlara göre büyükannelerin işlere karışmasına aşırı tepki gösteren aileler önce kendilerini sorgulamalı. Tarafların birbirlerini anlamaya çalışmalarının çocuk için en iyi anlaşma olacağını kabullenmeleri gerekiyor. Birçok uzmanın ortak görüşü ise büyükanne ve büyükbabaların çocuklarla olan ilişkilerinin desteklenmesi gerektiği yönünde. Küçük çocuğun farklı yaş gruplarından kişilerle birlikte olması ve bu kişilerin yaşamlarını gözlemlemesi son derece yararlı olabiliyor. Örneğin çocuk büyükannesini gözlemleyerek yaşlanma süreci hakkında fikir sahibi oluyor. Uzmanlar bu görüş ayrılıkları için bazı önerilerde bulunuyor;

Bazı ailelerde büyükanneler uzakta yaşayabilir. Böyle durumlarda onlara esneklik tanınmalı. Bebeğinizi yılda birkaç defa tatillerde gören büyükler onları şımartamaz ama bunu yapmaları için de onlara fırsat verilmemeli. Onların sizi ziyareti sırasında ya da sizin onları ziyaretinizde çocuğunuzun şekeri biraz fazla kaçırması uyku saatini geçirmesi anne babaları endişelendirmemeli. Bu aksamalardan herkes zevk almalı nasılsa daha sonra çocuk her zamanki rutin yaşamına dönecektir.

Aynı yerde hatta aynı evi paylaşan büyüklerin bebeği şımartması hayatı hem bebek hem de anne babası için çekilmez hale getirebilir. Tutarsız davranışlar çocuğun aklının karışmasına ve mutsuz olmasına neden olabilir. Her ağladığında bebeği kucağına alan bir büyükanneye karşılık bunu yapmayan anne karışıklık yaratabilir. Bu durumda iki tarafta birbirini kırmadan orta yolu bulmalı.

Anne babanın koyduğu kurallar çiğnenmemelidir. Çocuk 24 saatini anne babayla geçiriyorsa önemli konularda kuralları ebeveynler koymalıdır. Uzakta ya da yakında olsunlar büyükler bu kurallara uymalıdır. Yatış saati televizyon izleme bu kuralların konusu olabilir. Her konuda katı bir tutum izleyen anne babalar büyüklerin arada bir bazı esneklikleri talep etmelerini hoş karşılamalı.

Büyüklere ait bazı hakların dokunulmaz olduğu bilinmelidir. Anne babanın pahalı ya da zevklerine uymadığı için satın almadıkları bir oyuncağı çocuğa hediye etmeleri anne babanın vereceğinden fazlasını vererek kendilerini torunlarına teslim etmeleri sözkonusudur. Ancak bunu anne babanın koyduğu kuralları ihlal etmeden yapmaları gerekiyor.

Büyükannelerle oluşan sorunların kaynağı kendilerini daha ‘deneyimli görmeleri olarak ortaya çıkar. Ancak sınır aşıldığında onlarla açıkça konuşmak gerekiyor. Konuşma sevecen ve sakin bir tavırla yapılmalı sorunun ciddiyeti vurgulanmalı. Anne baba çocuğu için bazı kurallar koyduğunu ve bunların bozulmasını istemediğini belirtmeli. Ve anne babalar gelecekte kendilerinin de büyükanne ve büyükbaba olacaklarını unutmamalıdır.

"Bebeğinizin ilk yılında sizi neler bekler" kitabından alınmıştır.

Kaynak: Bebek

İkinci Çocuk




İkinci Çocuk


İKİNCİ ÇOCUK



Yazar: JUDY DUNN



Yayınevi: Papirüs




Anne-babaların çoğunluğu ikinci çocukları dünyaya geldiğinde ebeveyn olma konusunda çok farklı duygular yaşamaya başlar. Aslında bu duygu ve kaygılar doğumdan önce de zaten kafalarını kurcalamaktadır:

* İkinci çocuğumu ilki kadar sevebilecek miyim?

* Aralarındaki yaş farkı ne olmalı?

* İlk çocuğum kardeşinin doğumundan nasıl etkilenecek onun yaşamını rahatını mı bozuyoruz?

* Evlilik ilişkimizde ne gibi değişiklikler olacak?

Bunlar ve benzeri bir çok soru "İkinci Çocuk" durumuyla karşı karşıya olan ebeveynlerin çoğunu huzursuz etmektedir.

Çocuk Gelişimi alanında özellikle de Kardeş İlişkileri konusunda uluslararası bir üne sahip olan Judy Dunn; anne-babaların iki çocuk yetiştirme ile ilgili gerginliklerde başa çıkabilmeleri ve bu işin keyfine varabilmeleri için gereksinim duydukları bilgi ve duygusal desteği bu kitapta iletiyor.

Yazarın hem alanında uzman bir kişi hem de üç çocuk sahibi bir anne olarak deneyimlerini içten bir şekilde paylaştığı sağduyuyla yazılmış gerçekçi ve pratik öneriler içeren bu kitaba tekrar tekrar başvurup zor günler için destek bulabilirsiniz.

İÇİNDEKİLER

I. ÃŽLK İKİ YAŞ 11


Bölüm l iki Çocuğa Bakmak


Bölüm 2 ikinci Gebelik


Bölüm 3 Bebeğin Gelişine Hazırlanmak


Bölüm 4 Hastanede


Bölüm 5 Eve Dönüş: İlk Üçaftada İki Çocukla Yaşam


Bölüm 6 Birlikte Yaşam: ilk Yıl


Bölüm 7 Kardeşler: Gelişen Bir ilişki


II. ÇATIŞMA VE REKABET


Bölüm 8 Yarışma
Rekabet ve Çatışma


Bölüm 9 Çocuklar Arasında Fiziksel Şiddet


III. KARDEŞLERİN BİREYSELLİĞİ


Bölüm 10 Birbirlerinden Neden
Böylesine Farklılar?


Bölüm 11
Bir iki Daha Üç Eder:ikizler Ve Kardeşler


Bölüm 12 Geleceğe Bakış


ingilizce Başvuru Kitapları

Kaynak: Bebek

İkiz Bebek Beklemek Kolay Değil




İkiz Bebek Beklemek Kolay Değil
9 ay boyunca bir bebeği taşımak çok zor elbette. Hele bir de iki bebek beklemek çok daha zor. Buna bağlı olarak anne adaylarını bekleyen sorunlar değişiyor. Biz de bu hafta ikiz gebelik yaşayan anne adaylarının karşılaştığı sorunlar üzerine Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Cem Fıçıcıoğlu ile söyleştik.

: Çoğul gebeliklerin tanımını yapabilir misiniz?

Doç. Dr. Cem Fıçıcıoğlu Rahim içinde birden fazla fetüsun oluşması olarak tanımlanabilir. Bunlar tek yumurtanın bir sperm tarafından döllendikten sonra bölünme aşamasında ikiye ayrıldığı tek yumurta ikizleri veya iki ayrı yumurtanın spermle döllenmesi ile oluşan çift yumurta ikizleri şeklinde olabilir. Tek yumurta ikizleri aynı genetik yüklü ve aynı cins olurken çift yumurta ikizleri ayrı veya aynı cinsiyette olabilir.


: İkiz gebeliklerin görülme sıklığı nedir? Kimlerde görülme olasılığı vardır?

Doç. Dr. Cem Fıçıcıoğlu İkiz gebelikler 85 doğumda bir görülür. Anne ve ya babanın ikiz eşi olma durumunda ikiz gebelik şansı artmaktadır. Tabii ki günümüzde yumurta arttırıcı ilaç kullananlarda veya tüp bebek uygulamalarında çoğul gebelik şansı vardır.


: İkiz gebeliklerde anne adayını bekleyen risk faktörleri nelerdir?

Doç. Dr. Cem Fıçıcıoğlu İkiz gebeliklerde annenin yükü artmıştır erken gebelik döneminde bulantı ve kusma şikayetleri artmış olup düşük riski de daha fazladır. Kansızlık gebelik hipertansiyonu erken doğum tehdidi erken doğum doğumda güçlükler gibi riskler anneyi daha fazla tehdit eder.


: İkiz gebeliklerde bebeği etkileyen risk faktörleri nelerdir?

Doç. Dr. Cem Fıçıcıoğlu Erken doğuma bağlı prematüre riski ikiz gebeliklerde doğum tartıları tek bebeklere göre daha düşük olur. İkizlerden birinin daha fazla diğerinin daha az beslenme riski doğumda bilhassa ikinci bebeğin doğumunun yönetimindeki aksilikler gibi riskler mevcuttur.


: İkiz gebeliklerde görülen anormal durumlar (örneğin yapışık ikiz vs. ) neden oluşur?

Doç. Dr. Cem Fıçıcıoğlu Tek yumurtanın bir sperm tarafından döllendikten sonra bölünme aşamasında ikiye ayrıldığı tek yumurta ikizleri veya iki ayrı yumurtanın spermle döllenmesi ile oluşan çift yumurta ikizleri şeklinde olabilir. Tek yumurtanın bir spermle döllenmesi ve bölünme aşamasında ikiye ayrılması ile oluşan tek yumurta ikizlerinde bu ikiye ayrılma aşması önemlidir burada geç kalınma yapışık ikiz ihtimalini ortaya çıkartır.


: İkiz gebeliklerde doktor muayenesinde dikkat edilmesi gereken noktalar nelerdir

Doç. Dr. Cem Fıçıcıoğlu İkiz gebelikler yüksek riskli takibi gereken gebelikleridir. Burada gebenin takibinin düzenli olarak yapılması gerekir. Bu düzenin dışında annenin beslenmesi kansızlığı önleyici ilaç tedavisinin muntazam kullanılması önemlidir. Bilhassa erken doğum tehdidinde yönetim ve doğum yapacağı merkezin bu konudaki deneyim ve yeterliliği önem kazanır.


: En uygun doğum şekli nedir?
Doç. Dr. Cem Fıçıcıoğlu En uygun doğum şekli anne adayından adayına değişir. Genelleme yapılacaksa çok iri olan bebeklerde. anne çatısı bebekler arası uyumsuzluk varsa ikinci bebek ilk bebekten daha iri ise. ilk bebek ayak veya makat geliyorsa annenin sağlık durumu veya bebeklerin anne karnındaki durumu normal doğum için elverişli değilse sezaryen tercih edilir.

Kaynak: Bebek

İkiz bebek bekliyorum!




İkiz bebek bekliyorum!
İkiz bebek bekleyen anne adayları hamileliğin getirdiği zorlukları ve güzellikleri iki katıyla yaşıyorlar. Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Tüp Bebek Ünitesi Bölüm Başkanı ve Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Cem Fıçıcıoğlu ikiz gebeliklerle ilgili merak edilenleri anlatıyor.



: Çoğul gebelik nedir ve neden oluşur bize kısaca açıklayabilir misiniz?

Prof. Dr. Cem Fıçıcıoğlu: Anne rahminde birden fazla gebeliğin oluşması durumu bu durum ya bir yumurtanın iki bebek oluşturmasıyla olabilir tek yumurta ikizleri denir veya birden fazla gelişen yumurtanın ayrı ayrı spermlerle döllenmesiyle oluşan çoğul gebelikler olabilir.



: Çoğul gebelik olasılığını arttıran nedenler nelerdir?

Prof. Dr. Cem Fıçıcıoğlu: Günümüzde yumurta arttırıcı ilaçlar kullanımı aşılama ve tüp bebek uygulamaları çoğul gebelik oluşmasını arttırmıştır.



: Çoğul gebelikte annenin sahip olduğu riskli durumlar nelerdir?

Prof. Dr. Cem Fıçıcıoğlu: Birden fazla oluşan gebeliklerde gebeliğe ait komplikasyonlar daha fazla görülür ikiz gebelik daha iyi tolere edilmekle beraber tekiz gebeliğe göre daha fazla erken doğum tehdidi tansiyon yükselmeleri bebekten bebeğe geçen dolaşım farklılıkları anne karnında bebeklerin gelişimsel bozuklukları görülebilir bu ikizden daha fazla olan çoğul gebeliklerde daha risklidir üçüz gebelikten daha fazlasını doğurmak çok risklidir erken doğan bebekler yeni doğan destek ünitelerine ihtiyaç duyacak buna bağlı komplikasyonlarda artacaktır.



: Çoğul gebelikte bebeklerin sahip olduğu riskler nelerdir?

Prof. Dr. Cem Fıçıcıoğlu: Erken doğuma bağlı komplikasyonlar sık görülür.



: Çoğul gebeliklerde sorunsuz bir hamilelik dönemi geçirilebilmesi için ne gibi önlemler alınmalı?

Prof. Dr. Cem Fıçıcıoğlu: Burada çoğul gebelik olarak ikiz gebelikleri sadece kabul edersek doktor kontrolünün yakından yapılması erken doğum risklerinin iyi takip edilmesi bebekleri gelişimleri takibi ve doğumun yeni doğan yoğun bakım olan bir yerde yapılması sağlanmalıdır.



: Çoğul gebeliklerde gebelik dönemi takibi nasıl gerçekleşir?

Prof. Dr. Cem Fıçıcıoğlu: Diğer gebeliklerden çok farklı olmamakla beraber olası risk faktörlerine karsı önlem alabilecek sıklıkta ve anne desteğini sürekli sağlayarak takip gerçekleştirilir.



: Çoğul gebeliklerde doğum şekli nasıl olmalıdır?

Prof. Dr. Cem Fıçıcıoğlu: Bu bebeklerin anne karnında duruş şekilleri ve kilolarına anne çatısının durumuna göre vaginal ve sezaryenle doğum hekimi tarafından seçilir.



: Çoğul gebeliklerde fetuslardan biri hamilelik döneminde ölürse yaşayan fetus(lar) için ne gibi önlemler alınmalıdır?

Prof. Dr. Cem Fıçıcıoğlu: Diğer bebeğin ölüm nedeni tek yumurta ikiz olup olmadıkları durum değerlendirmesi bebeğin kayıp olduğu gebelik haftasına gör e takip sıklığı belirlenerek bazen de kan pıhtılaşmasını azaltıcı ilaç kullanarak yakın takip yapılmalıdır.

Kaynak: Bebek

İkiz Çocuk Büyütmek




İkiz Çocuk Büyütmek
İkiz Çocuk Büyütmek

Memorial Hastanesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr.Ayten Erdoğan ikiz çocuk büyütmekle ilgili önerilerini sizlerle paylaşıyor.

İkizler diğer kardeşlerden farksızdır fiziksel olarak ayrı beden ve beyne sahiptir. Bireyselleşme ebeveynlerin ikizlere sonradan kazandırabileceği bir olgu olmayıp zaten var olan bir durumdur.

İkizlerin yetenekleri ve gelişimleri de birbirinden çok farklı olabilir. Fakat aile bireyleri ve çevre benzer gelişim beklediğinden özellikle gelişimi daha geriden olan yada bazı yetenekleri daha kısıtlı olan ikizi diğeri ile karşılaştırılarak onun psikolojik olarak kötü etkilenmesine neden olabilirler. İkizlerden birinin hissettiğini diğerinin de hissedeceği inancıda yanlıştır.

İkizlerin birbirini kıskanması
Tüm kardeşlerde görülen kıskanma ikizlerde de görülür. Anne-baba başta olmak üzere erişkinlerin sevgi ve ilgisini paylaşma daha fazla pay alma endişesi kıskançlığın temelini oluşturur. İkizler arasında görülen gelişim farklılıkları da kıskançlığı arttırabilir. Daha becerikli ve gelişmiş olan ön plana çıkarak veya daha zayıf olana fazla ilgi gösterilmesi diğerinin kıskanmasına neden olabilir.

Sınıflar ve kıyafetler ayrılmalı mı?
İkizlere aynı kıyafetler ve eşyalar alınması anne-babanın bir çeşit eşitlik sağlamaya çalışmalarından kaynaklanmaktadır. Kişilikleri gelişimleri birbirinden farklı olan çocukların seçimlerinin de farklı olması çok doğaldır. Aynı giysiyi giymek ikisinin karıştırılmasına ayırt edilememelerine neden olur.

Kıyafetlerin ayrılması kendi kıyafetleri olmasını sağlamak aynı giyimleri engellemek aynı şeylere sahipseler ayrı günlerde giymelerini sağlamak gereklidir. Aynı okul ve sınıfa gönderilmeleri gelişimleri açısından sakıncalıdır. Sınıf içinde kıyaslama ikizlerden zayıf olanın kendini yetersiz görmesine özgüveninin düşmesine neden olur. Koşullar uygunsa ayrı okula değilse ayrı sınıfa verilmeleri birey olmalarının desteklenmesi açısından gereklidir.

Bireysel gelişimin desteklenmesi
İkizlerin bireysel gelişimi desteklenmeli her ikisi de kendi yeteneği doğrultusunda desteklenmelidir. Doğumun ilk aylarından itibaren onlarla ayrı ayrı konuşmak tek tek beslemek ve bireysel ilgi göstermek faydalı olur. Birbirlerinden ayrı aktivitelere katılmaları rekabet ve yardım olmadan diğer insanlarla etkileşim fırsatı yaratır.

Özellikle birinin daha konuşkan etkileyici ve daima diğeri adına konuştuğu eşlerde ayrılık diğeri için 'kendi adına konuşmayı öğrenme fırsatı yaratır. İkizlerin aynı hobileri sporu ve dersleri takip etmek istemeleri de engellenmemelidir bazı konularda diğer insanlar gibi benzer şeyden de hoşlanabilirler. Her birinin kendi istediği alana (aynı yada farklı) yönelmesi desteklenmelidir.

Bireyselleştirmeyi destekleyici öneriler
* Onlara 'ikizler' demektense isimleri ile hitap edilmesini sağlayın
* Kendi oyuncakları olmasını sağlayın.
* Eşyalarını ayrı dolaplara yerleştirin
* Doğum günleri için pastaları ayrı hazırlayın
* Doğum günü şarkısını iki kez ayrı söyleyin.
* Onlara ayrı hediyeler verilmesini sağlayın.
* Çocukları baba-anne paylaşmayın.
* Evde ilginizi ve zamanınızı her ikisine eşit olarak bölmeye çalışın.
* İşiniz olduğunda onları ayrı yerlere bırakın.
* Ayrı zamanlarda ayrı gezmeye yada alışverişe götürün.
* Birine kızdıysanız diğerine de kızmayın.
* İkisine ayrı albüm hazırlayarak verdiğiniz "özel" önemi pekiştirin.

Kaynak: Bebek

İkiz Çocuklarda Kimlik Gelişimi




İkiz Çocuklarda Kimlik Gelişimi
İkiz ya da üçüz bebeklere sahip pek çok anne\baab bebeklerinin özelliklede aynı yumurta ikizleri iseler onların bireysel kimliklerini nasıl geliştirebileceklerini merak ederler. Yeditepe Üniversitesi Hastanesi nden Uzman Psikolog Özden Dandul bu sorunun yanıtını yazısında veriyor.


Birbirlerine hem fiziksel olarak çok benzeyen hem de aynı yaşama çevresinde büyüyen çocukların bireysel kimliklerini nasıl daha iyi geliştirebilecekleri hep çok önemli bir soru hatta genellikle kaygı unsuru olmuştur. Oysa ki çocukların mizaç özellikleri yani doğuştan getirdikleri kendilerine özgü karakter özellikleri anne babaların çocuklarına kazandırdıkları şeyler değildir. Bu gerçeğin anne babalar tarafından hatırlanmasının onların üzerlerinde hissedecekleri baskıyı azaltacağını düşünüyorum.


İkiz ya da üçüzleri olan bazı anne babalarda özellikle doğumdan sonraki haftalarda yaşadıkları kaostan bebeklerinin ihtiyacı olan özel ilgiyi her birine ayrı ayrı verememekten yakınırlar. Anne babaların bebeklerini beslerken ya da altlarını değiştirirken geçirdikleri zamanlar birebir ilginin verilebileceği özel zamanlardır.


Özellikle 18 ay ve üç yaş arasındaki period çocuğun bireyse farklılıklarını daha bir fark ederek bunu pekiştirmeye çalıştığı bir dönemdir. İşte bu dönemde anne babaların çocuklarının kimlik gelişimi desteklemek için yapabilecekleri bazı şeyler vardır. Onları şu şekilde sıralamak mümkündür.


•İkiz bebeklerinize sesleri birbirinden çok farklı olan isimler verin. Eğer verdiğiniz isimler birbirine çok yakın benzer seslere sahip isimlerse bu durumda da çocuklarınıza uygun takma adlar vererek onlara seslenebilirsiniz.

•İkiz çocuklarınızı bir örnek giydirmemeye özen gösterin. Böylece başkaları da hangisinin hangisi olduğunu karıştırmayacaktır. Çevrenin onları birbirlerine karıştırmaları çocukların kafalarını daha da karıştırır.

•Çocuklarınızın elbiselerini birbirlerinden ayrı muhafaza edin her çocuğun hangi elbiselerin kendisine ait olduğunu bilmeye böylece de kendi giyim tarzını mümkün olduğunca kardeşinden bağımsız olarak geliştirmeye ihtiyacı vardır.
•Çocukların tıpkı kıyafetlerinde olduğu gibi hangi oyuncağın kime ait olduğunu bilmeye ihtiyaçları vardır. Paylaşmanın temel koşulunun önce sahip olmak olduğunun unutulmaması gerekir. Eğer sahip oldukları her ikisine birden ait olursa çocuklar zaman içinde kendilerini ayrı bağımsız bir bireyler olarak algılamakta da zorlanırlar.

•Çocuklarınızdan ‘ikizler diye söz etmek yerine her birinin adıyla söz edin böylece çevrenizdekilerde onlardan ‘ikizler yerine birbirinden bağımsız ayrı bireyler olarak söz etmeyi öğreneceklerdir.

•Doğum günlerinde küçük de olsa ayrı doğum günü pastalarının yapılması ve her ikisine ortak bir hediye yerine ayrı ayrı hediyler verilmesi ve çevreninde bu konuda özenli davranması son derece önemlidir.


Yukarıdaki önerileri yaşama geçirirken hepsini aynı anda yapamayabilirsiniz ki bu son derece normaldir. Özellikle de her biri ile birebir birbirlerinden ayrı zaman geçirmek hem zaman hem de mali bakımdan anne babayı zorlayabilir. Ancak çocuğunuzla 10 dakikalığına bile olsa beraber yürüyüşe çıkmak kısa süreli bile olsa ayrı ayrı herbiri ile birebir zaman geçirmek çok önemlidir. Kısa süreli de olsa özel konuşma zamanlarının yaratılması uykudan önce ya da sabahları başbaşa vakit geçirilmesinde büyük yarar vardır.


Kısa süreliğine de olsa ikiz çocukların birbirlerinden ayrı kalmaları her birinin anne\baba yetişkin ya da bir başka çocukla direkt olarak birebir ilişki kurmasına fırsat sağlar. Ayrıca dil ve kişilik gelişimleri bakımından da zaman zaman ayrı kalmaları gerekir. Çünkü genellikle ikiz çocukalrdan birinin diğerine oranla daha dışa dönük ve konuşkan olduğu durmlarda atak bir şekilde ilişkiyi başlatıp yönlendirebileceği için görece olarak daha içe dönük olan çocuğun daha da çok içe dönmesine neden olur. Fakat eğer çocuklarınızı fiziksel olarak ayırmada zorlanıyorsanız ve bu durum çocuklarınızda kaygıya neden oluyorsa çok ısrarcı olmamanız gerekir. Sadece fiziksel ayrılıklar değildir önemli olan eğer her bir çocuğunuz ile de bireysel ilişki kuruyorsanız yine onların kimlik gelişimlerini desteklemiş olursunuz. Eğer siz çocuklarınızı birbirlerinden farklı bireyler olarak görüp o doğrultuda ilişki kurarsanız çocuklarda kendilerini farklı bireyler olarak algılamayı öğrenirler.


Okul yaşamına gelindiğinde çocukları ayrı sınıflara göndermek konusunda da acele edilmemesi gerekir. Yapılan tüm araştırmalar ve deneyimler özellikle anaokulu döneminde ikiz çocukların aynı sınıfta olmaları gerektiğini önermektedir. Eğer çocukların aynı sıfta öğrenim yaşamlarına devam etmek gibi bir dilekleri de varsa onları ayrımak konusunda ısrarcı olunmaması gerekir. Anaokuluna başlayan bir çocuk için aileden ayrılma ve okul yaşamına alışma kendi başına zor bir deneyimdir. Bir de bu zor deneyime ikizinden de ayrılma eklenecek olursa bu çocuk için oldukça zor bir duruma dönüşür.Eğer ikiz çocuklar zamanından önce birbirlerinden ayrılırlarsa diğerinin nerede ve nasıl olduğu üzerine kaygı duymaya başlarlar. Bu durumda onların konsantre olmalarını sağlıklı bir şekilde sosyalleşmelerini ruh sağlıklarını tehlikeye sokabilir. İkizlerin birbirlerinden geç ayrılmaları onların kimlik gelişimini geciktirmez ama erken ayrılmaları kimlik gelişimlerini geciktirebilir.


İkiz kardeşlerin birbirleri ile olan ilişkiler evli bir çiftten bile daha yakındır. Onlar ikili bir ilişki içinde olası problemlere başa çıkabilmek konusunda belki de pek çoğumuza göre daha başarılı olabilecekleri bile söylenebilir. Onların karşı karşıya kaldıkları güçlük bağımsızlaşma kendi başına kalabilme güçlüğüdür. Bu konuda anne babaların çocuklarına verebilecekleri en büyük destek onları bir bütün olarak görmemek ve onlara aynı bütünün parçası şeklinde davranmamaktır. Çocuklarının bireysel farklılıkların anne baba tarafından fark edilerek bu farklılıkların pekiştirilmesi gerekir.

Kaynak: Bebek

İkiz Ebeveynlerine Müjde




İkiz Ebeveynlerine Müjde
"Türkiye de İlk Defa Sadece Size Özel Bir Kurs Hazırlandı!"


Vehbi Koç Vakfı Amerikan Hastanesi ikiz hatta üçüz gibi çoğul gebelik durumlarında ebeveynlere yardımcı olmak üzere; ücretsiz olarak özel bir kurs programı başlattı.


Vehbi Koç Vakfı Amerikan Hastanesi 2002 yılından beri sürdürdüğü “Doğum Öncesi Eğitim Programları”nın yanı sıra bu sene ilk defa “Harika Çoğullar Doğum Öncesi Eğitim Programı”nı hayata geçirdi.


Toplam iki gün süren kurs özellikle çalışan ebeveynlerin katılımını sağlamak için cumartesi günleri 12:00 ilâ 17:00 saatleri arasında rutin olarak devam ediyor. Programın birinci bölümünde ağırlıklı olarak çoğul gebelik ile ilgili teorik bilgiler verilirken; ikinci bölümde ise bebeklerin bakımına ilişkin pratik uygulamalar gerçekleştiriliyor. VKV Amerikan Hastanesi “Tüp Bebek Merkezi” ile koordineli olarak yürütülen programdan VKV Amerikan Hastanesi dışında doğum yapan ebeveynler de yararlanabiliyor.


“Doğum Öncesi Programları”nda ikiz ya da üçüz bebek sahibi ebeveynlerin daha fazla yardıma ihtiyaç duymaları daha çok soru sormaları ve takip edilen programın tek bebek yetiştirmeye yönelik olması nedeniyle; bu ebeveynlere destek sağlamak amacıyla “Harika Çoğullar” projesi başlatıldı.


ABD de uygulanan “Marvelous Multiples” adındaki örnekten yola çıkılarak hazırlanan kurs VKV Amerikan Hastanesi uzmanlarının deneyimi ile Türk aile yapısına göre uyarlandı.


Programın birinci bölümü:

•“Çoğul Gebelik” ya da “İkizlik” nedir?

•“Çoğul Gebelik” ya da “İkizlik” şoku nasıl atlatılır?

•Gebelik sürecinde beklenen olası sorunlar

•Normal hamilelik sürecinden farkları



Programın ikinci bölümü:

•Hastanede ortaya çıkabilecek durumlar

•Anneyi ve bebeği hastanede neler bekliyor?

•“Prematüre Bebek” ve “Sınırda Prematüre Bebek”

•Uygulamalı bebek bakımı

o Bebeğin Beslenmesi

o Seyahatte Beslenme

o Alternatif Beslenme Şekilleri

o Bebeğin altını değiştirmek

•İkiz annesi ile görüşme (Soru ve cevaplar)

•Pedagog ile görüşme (Soru ve cevaplar)

o Psikolojik açıdan ebeveynlere destek

•Örnek sorular

•İkizler aynı yatakta mı uyumalı?

•Karakterleri aynı olabilir mi?

•Aynı elbiseler mi giydirilmeli?

•İleride aynı okul ya da sınıfa mı gitmeli?

Kaynak: Bebek

İkiz ve Üçüz Bebekler İçin Özel Arabalar




İkiz ve Üçüz Bebekler İçin Özel Arabalar
İkiz ya da üçüz çocuk sahibi anne ve babalar için bebek arabası seçmek çok kolay değil! Hem konforlu hem anne ve babaya kolaylık sağlayacak hem de bebeklerin hepsinin çevrelerini rahat görmelerini sağlayacak bir araba bulmak zor iş. İşte bu noktada yurtdışından ithal yepyeni bir araba ebeveynler için yepyeni bir alternatif olarak karşılarına çıkıyor. İşte ikiz ve üçüz bebekler için özel araba: Runabout



Runabout İkiz Bebek Arabası



•50.8 cm. büyüklükteki tekerlekleri sayesinde maximum konforlu kullanım özelliğine sahiptir.

•Kalın ve adet olarak fazla sayıda olan jant telleri sayesinde tekerlerin karşılaşacağı kaldırım inip çıkmadan oluşabilecek her türlü darbeye dayanıklıdır.

•Büyük tekerlekleri sayesinde az adetli merdivenleri çocuklar içindeyken dahi inip çıkabilirsiniz.

•Tekerleklerin yumuşak yapısı sayesinde dış yüzeyinden sessiz ve konforlu sürüş sağlar aynı zamanda tekerleklerin özel bir dolgu maddesinden yapılmış olması ile tekerleklerin havasının inmesi veya patlaması gibi bir sorun olmaz ömür boyu sorunsuz kullanım sağlar.

•Özel el yapımı bir ürün olup ömür boyu şase garanti altındadır.

•Tekerleklerde bulunan cant kapakları ürünün estetiğini tamamlamakta ve ürüne farklı bir görüntü katmaktadır.



Ayrıntılı Bilgi İçin Tıklayın.

Runabout Üçüz Bebek Arabası

TÜRKİYEDEKİ TEK ÜÇÜZ BEBEK ARABASI!



•Şase çelik malzemeden yapılmış olup paslanmaz ve deforme olmaz.

•Özel tasarımı sayesinde içindeki ağırlıktan etkilenmeden çok rahat yönlendirilebilir ve rahat konforlu kullanım sağlar.

•% 100 el yapımı olduğundan üretimden kaynaklanan hatalar olmaz.

•Çok kolay bir şekilde kısa sürede demonte hale getirilebilme özelliğine sahiptir.

•Etrafi kalın çelik destek tel ile döşenmiş malzemelerinin konulabileceği alev almayan dayanıklı yıkanabilen deforme olmayan kullanışlı sepeti vardır.

•Kalın ve adet olarak fazla sayıda olan jant telleri sayesinde tekerlerin karşılaşacağı kaldırım inip çıkmadan oluşabilecek her türlü darbeye dayanıklıdır.

•Kullanım kolunda bulunan kolay ulaşılabilen aliminyum fren kolu ile çelik tesisatlı fren sistemi mevcuttur.

•Kullanımda önünüze çıkacak kişileri ikaz etmenizi sağlayan ürünün kutusundan çıkan ikaz zili vardır.

•Bütün oturma koltuklarında maximum güvenlik sağlayan 5 nokta orta kısmında yumuşatıcı bulunan kemer sistemi vardır.



Ayrıntılı Bilgi İçin Tıklayın.

Kaynak: Bebek

İleri yaşlardaki doğumlar riskli




İleri yaşlardaki doğumlar riskli
Sağlık Bakanlığı nca hazırlanan raporda 35 yaş ve üzerindeki doğumların anne ölüm oranlarında 3.11 kat artışa yol açtığına dikkat çekilerek doğumların aralıklandırılmasının anne ve bebek ölümlerini önlediği belirtildi.


Sağlık Bakanlığınca hazırlanan “Anne ve Çocuk Sağlığı Raporu” açıklandı. Raporda ülkede her yıl yaklaşık 1 milyon 400 bin canlı doğum gerçekleştiği belirtilerek bu bebeklerin yaklaşık 38 bininin bir yaşına gelmeden hayatını kaybettiği ifade edildi.


Bebek ve çocuk ölümlerinin önemli bir bölümünün korunabilir hastalıklar sonucu gerçekleştiği anne sütü takvimine uygun olarak yapılan aşılar ve düzenli hekim kontrolünün bebek ve çocukları ölüme yol açan birçok hastalıktan koruduğuna dikkat çekildi.



İçerdiği yüze yakın yararlı maddeyle ilk 6 ay mükemmel tek besin olan anne sütüyle beslenen bebeklerin hastalıklara karşı daha dirençli oldukları bildirildi.



Gebelik süresince hekim kontrolü ve doğumların bir sağlık kuruluşunda yapılmasının anne ve bebeğin sağlığı açısından çok önemli olduğuna işaret edilerek bu kontroller sayesinde anne ve bebekte ortaya çıkabilecek kansızlık bebeğin anne karnında oksijensiz kalması erken doğum gebelik zehirlenmesi ve düşük ağırlıklı bebek gibi olumsuz gelişmelere karşı önlem alınabileceği belirtildi.



Geç Yaşta Ve Sık Aralıklı Doğumlar

İlk gebeliğin 20 yaşın altında olması ve gebelikler arasındaki sürenin kısalığının ani bebek ölümleri açısından risk oluşturduğu iki doğum arasında en az 2 yıl süre bulunması gerektiği kaydedildi.



Gebeliklerin 35 yaş ve üzerinde olmasının doğum sırasında gerçekleşen anne ölüm oranlarında 3.11 kat artışa yol açtığına dikkat çekilerek belirli aralıklarla yapılan doğumların anne ve bebek ölümlerini önlediği ifade edildi.



Aşılar Çok Önemli

Sağlık Bakanlığının belirlediği takvimdeki tüm aşıların sağlık ocakları ve ana çocuk sağlığı merkezlerinde ücretsiz yapıldığı vurgulanarak şu aşıların uygulanması gerektiği bildirildi:
“Doğar doğmaz Hepatit B (ilk doz) 1. ayın bitiminde Hepatit B (ikinci doz) iki ay dolunca BCG verem difteri- boğmaca-tetanos karma aşısı ağızdan çocuk felci aşısı menenjit (Hib) ilk doz 3. ayın bitiminde difteri- boğmaca-tetanos karma aşısı (ikinci doz) ağızdan çocuk felci aşısı (ikinci doz) menenjit (Hib-ikinci doz) dört ay dolunca difteri-boğmaca-tetanos karma ile ağızdan çocuk felci aşısı menenjit (Hib-üçüncü doz) 6. ay dolunca Hepatit B (üçüncü doz) 12. ay dolunca kızamık-kızamıkçık-kabakulak üçlü aşısı 16-24 ay dolunca difteri-boğmaca-tetanos karma ile ağızdan çocuk felci aşısı menenjit (Hib-dördüncü doz)”.



Okul dönemi çocuklar için de ilköğretim birinci sınıfta erişkin tipi difteri dozu içeren tetanos-difteri aşısı ağızdan çocuk felci aşısı kızamık-kızamıkçık-kabakulak üçlü aşısı (pekiştirme dozu) ilköğretim 8. sınıfta erişkin tipi difteri dozu içeren tetanos-difteri aşısı kızamıkçık ve Hepatit B aşıları uygulandığı bildirildi.

Kaynak: Bebek

İletişim Dokunmayla Başlar




İletişim Dokunmayla Başlar
Dokunmak sadece bebeklerin değil herkesinde yaşamında önemli bir yere ship. Sevdiklerimize dokunmak isteriz çünkü dokunmak iletişimin ilk basamağıdır. “Dokunma” konusunda yapılan araştırmalar da bu tezi güçlendirir nitelikte. Tanı Eğitim Danışmanlık tan Psikolog Işın Akı dokunma konusunda yapılan araştırmalarla ilgili ilginç bilgileri paylaşıyor.



Dokunma sağlığa ulaşmanın ve sağlıklı kalmanın en kolay ve en ucuz yollarından biri. Herkes bunu doğal olarak yapıyor. Peki dokunmanın bebekler ve yetişkinler üzerinde ne gibi etkileri var. Psikolog Işın Akı araştırmalardan çıkan çarpıcı sonuçları şöyle sıralıyor:



Horward Tıp Fakültesi nde yapılan bir araştırmada benzeri ameliyatlara girmeye hazırlanan hastalar iki gruba ayrılmış. Anestezi uzmanı ve psikolog bir gruba ameliyat hakkında gece bilgi vermiş sırtlarını okşayarak iletişim kurmuşlar. Diğer gruba ise tensel iletişim olmadan yaklaşmış. Tensel iletişim kurulan çocuklar daha erken ve daha az ilaç alarak taburcu olmuşlar. Dokunuştan yoksun kalan çocukların daha zor uyudukları enfeksiyonlara karşı daha duyarlı oldukları ortaya çıkmış.

A.B.D de yapılan bir araştırmada Psikolog. Dr. T. Field prematüre bebeklerin büyümesini sağlamak için dokunarak ve masaj yaparak iletişim kurulduğunda çocukların kilo aldıklarını saptamış daha iyi uyudukları gözlenmiş. Bu bebekler aileleri ile daha sonraki yıllarda daha iyi iletişim kurmuşlar hızlı odaklanma ve çabuk öğrenme görülmüş.

Dokunarak iletişim kurmak depresyonu hafifletmekte stres hormonunu azaltmaktadır.

Dokunma sırasında vücutta oxytacin maddesi gevşeme hormonunu devreye sokar. Tensel iletişim kucaklama korkuların giderilmesi ağrıların dinmesine neden olur.

1.Dünya Savaşı sırasında Almanya da anne-babası ölen bebekler bakılmak için kreşte toplanmış. Düzenli bakım ve beslenmelerine rağmen öldükleri gözlenmiş. Sadece bir bebeğin hayatta kaldığı saptanmış.Meğer geceleri kreşi temizlemeye gelen kadın bu bebeğe özel ilgi duyuyor ve seviyormuş. Her akşam kucağına alarak ilgileniyormuş. Dokunulma ihtiyacı kısmen de olsa karşılanan bebek yaşam savaşını kazanmış.

Dokunma aynı zamanda kendimiz ve çevremiz hakkında daha iyi duygular geliştirmemize yardımcı olur. Çocukta dil gelişimi zeka düzeyi ve duygusal zekanın gelişmesinde dokunmanın son derece önemli etkileri vardır. Dokunma ile insanda fizyolojik değişimlerde gözlenmiştir.



Dokunmanın En İyi Yolu: Masaj



Bebek masajı ‘dokunma ve ‘iletişimin bu dönemdeki önemini çarpıcı bir şekilde ortaya koyan güzel bir örnek. Bebek masajı annenin hem bebeği ile olan ilişkisinde kendini hem de bebeğini gözlemlemesi için gerekli olanağı sağlıyor. Bebek masajı anne ve bebeğin birbirleri ile tanışıp ilişkiyi başlatma ve geliştirmesi için önemli bir role sahip. Dolayısı ile bebek masajını yalnız fiziksel yararları olan bir terapi olarak düşünmemek gerekiyor. Annenin bebeği ile göz teması kurarak bebeğinin ayak parmaklarına dokunması; bunu yaparken yumuşak bir sesle ne yaptığını bebeğine anlatması vücudunun dokunduğu bölgelerinin adı ile birlikte bebeğini rahatlatacak 'gevşe' 'rahatla' gibi sözler söylemesi bebeği yalnız fiziksel olarak değil ruhsal olarak da rahatlatıyor. İşte böylece anne bebek arasında yakın bir ilişki başlamış oluyor.

Kaynak: Bebek

İlk 2 Yılda Sizi Neler Bekliyor?




İlk 2 Yılda Sizi Neler Bekliyor?
Bebeğiniz yaşamının ilk iki yılında size bağlı bir yaşam sürüyor. Ancak bir yandan da hızla büyüyor. Kadar çabuk gelişiyor ki bazen onu takip etmekte bile zorlanıyorsunuz .Doğduğu an dün gibi aklınızdayken ilk sözcükler ilk adımlar birbirini kovalıyor. Peki siz bebeğinizi hangi dönemde nelerin beklediğini biliyor musunuz? Sorunun yanıtı bu yazıda...

Bebekler sürekli değişim ve gelişim içerisinde Anne ve babalar için de bebeklerindeki bu gelişimleri izlemek büyük bir zevk. Anne babalar bebeğin yürümesini konuşmasını büyük bir heyecanla bekliyor. Bazen annne ve babalar bu konularda çok aceleci olabiliyor. Bu nedenle her kadar çocuğun gelişiminin değerlendirilmesi çocuk doktorunun görevi olsa da bebeğin hangi dönemlerde neleri yapabileceğinin anne baba tarafından da bilinmesinde yarar var. Ancak her bebeğin kendisine ait bir ritmi olduğu ve bebekleri birbiriyle karşılaştırmanın çok yanlış bir davranış olduğunu unutmamak gerek. İşte bebekleri bekleyen gelişim basamakları:

İlk üç ay

Bebekler doğdukları andan itibaren yenidoğan dönemi olarak adlandırılan ilk ay boyunca emme yakalama sıçrama gibi ilkel refleksler yapıyor. Bebek iki aylık olduğunda gülüşünüze gülücükle karşılık vermeye üç aylık olduğunda ise yüz üstü yatırıldığında başını 45 derece dik tutmaya başlıyor.

3 - 6. ay

Bebekler 4 aylık olduklarında yuvarlanarak dönebiliyor. Bu nedenle düşmemeleri için gerekli önlemleri almayı sakın unutmayın.. Çoğu bebek 5 aylık olduğunda bir nesneye doğru uzanabilir ve sırt üstü dönebilir 6 aylıkken de genellikle yastıklarla desteklenerek oturabilir.

6 - 9. ay

Bebek oturduğu yerde kendi ekseni etrafında dönebilir ve ellerini çırpabilir. Küçük bir nesneyi baş ve işaret parmaklarını kullanarak kavrayıp bırakabilir. Çoğu bebek bu dönemde emeklemeye başlar.

9 - 12. ay

Bu dönemde bebeğin parmak becerileri artar ayrıca küçük nesneleri de rahatlıkla kavrayabilir. Bebek ayakları üzerinde durap sıralar ve hatta birkaç adım attığı da görülebilir.

12 - 15. ay

Bebek bir şeyleri anlatabilmek için hala parmağıyla göstermeye devam eder. Bu dönemde 2 - 3 nesneyi birden tutabilir. Ayrıca kaseleri kutuları çantaları boşaltmaktan da büyük zevk alır

15 - 18. ay

Bu dönemde çoğu bebek yürümeye başlar ve bebek arabasına binmektense onu itmeyi tercih eder. Dengesini tam olarak kuramadığı için sık sık düşebilir. Düştüğünde önemli bir kaza oluşmaması için evdeki eşyaların yerlerini değiştirmeniz gerekebilir!

18 - 21. ay

Çocuklar sandalyelere masalara tırmanmaya koşmaya başladıkları için oldukça tehlikeli bir dönem. Ev içinde özellikle köşeli eşyalara karşı önlem alınmalıdır. Ayrıca bu dönemde en önemli zevklerinden birinin duvarları ve mobilyaları kalemlerle renklendirmek olduğu unutmayın.

21 - 24. ay

Çocuğunuz tek başına giyinme denemelerinde bulunur. Kazağını ters ya da ayakkabısını yanlış ayağına giymiş olması onu yıldırmaz. Hareketleri iyice bilinçli bir hal alıp amaca yönelik olur.

Kaynak: Bebek

İlk 6 Ay Sadece Anne Sütü




İlk 6 Ay Sadece Anne Sütü

İLK 6 AY SADECE ANNE SÜTÜ
Yeni doğan bebek için en ideal besin anne sütüdür. Çocuğun anne sütü ile beslenmesinin sayısız yararları vardır. Doğumdan hemen sonra emzirmeye başlayan annenin önceleri az miktarda gelen sütü bebeğin emme uyarısı ile kısa zamanda artacaktır. Bebeğinizi emzirirken utanmayın ve sıkılmayın. Kendinizi rahat bırakarak sadece bebeğinizle bütünleşerek emzirin. Bebeğinizin en mutlu olacağı yer anne kucağıdır. Şüphesiz yavrusunu bağrına basıp emzirmek de anne için büyük mutluluk ve gurur verici bir olaydır.
Yeni doğan bebek için en ideal besin anne sütüdür. Anne sütü en doğal ve en taze besindir.

Anne sütü her zaman temizdir ve mikropsuzdur.

Aıme sütü yeni doğan bebeği hastalıklara karşı korur.

Doğumdan sonra ilk yarım saat içinde emzirmeye başlanmalıdır.

Anne sütü daima hazırdır ekonomiktir.

Anne sütü bebekle anne arasında özel sevgi bağı kurulmasını sağlar.

Doğumdan sonra ilk birkaç gün içinde gelen koyu ağız sütü bebeğe mutlaka verilmelidir.
Emzirirken Nelere Dikkat Edilmeli?

Anne emzirmeyi bilse de bazı uyarılarda bulunmak yerinde olur. İlk birkaç gün anne sütü gelmiyor diye hemen mama biberonunu bebeğe vermeyiniz.

Bebeği her ağladıkça emziriniz.

Sık sık emzirme arzuyla emzirme meme bezlerini uyararak süt yapımını arttırır.

Bebek emzirirken dik tutulmalıdır. Yatar durumda emzirme bebeğin genzine süt kaçırır ve fazla gaz yutmasına neden olur.

Emzirmede sadece meme başını değil meme başı çevresindeki koyu renkli bölgeyi de çocuğun ağzına alması sağlanmalı ve çocuğun annesi memeyi alttan desteklemelidir.

Emzirme işleminden sonra bebeğin gazını çıkartınız.

ilk 6 aylık dönemde anne sütü yeterli olduğu yani bebek yeterli kilo aldığı sürece bebeğe hiçbir ek mama vermeyiniz.
Ne Sıklıkla Emzirilir?
Bebek her ağladığında emzirilmelidir. Emzirme süresi bebekten bebeğe 4 dakika ile 30 dakika arasında değişebilir.
Bebekler genellikle memedeki sütün yarısını ilk 2 dakikada boşaltırlar. Kısa süre emip memeyi bırakan bebek zorlanmaz. Küçük bebekler emerken yorulur. Bu bebekler sık sık emzirilmelidir.
Anne Sütü Kaç Aya Kadar Verilmelidir ve Yeterliliği Nasıl Anlaşılır?
Anne sütü altıncı ayda doğum ağırlığının 2 katı olmuş bebeğe artık yetmez. Ayrıca çok uzun süre yalnız anne sütüyle beslenen bebek memeye bağlanır kaşıkla yemek istemez değişik besinlerin tadına ve kıvamına alışması zor olur. Anne sütü tek başına altı aydan sonra bebeğe yetmez bebek diğer besinleri de almak istemeyince büyüme ve gelişmesi yavaşlar hatta zamanla büyüme durur. Bebek hastalanabilir.
Anne sütünün yeterliliği en kolay yoldan bebeğin ağırlık artışı ile anlaşılır. Ayrıca tok çocuk rahat uyur hastalanmadıkça huzursuz değildir.
Bebeğin ağırlık artış hızı azalıyorsa annenin sütü yetersiz demektir. Çünkü ağırlık artışındaki değişme kısa sürede bebeğin beslenme durumunu gösterir. Bebeğin boyu beslenmesindeki kısa süreli değişikliklerden fazla etkilenmez. Ancak uzun süren yetersiz beslenme halinde boy uzaması yavaşlar.
Emzikli Anne Nelere Dikkat Etmelidir?
Her anne bebeğini emzirmek ister. Emzirmemenin sütün az olmasının çeşitli nedenleri vardır.
Bunlar kısaca meme başı çökmesi çatlaması ağrılı ve şiş göğüsler gibi fiziksel engeller olabilir. Bunlar annenin süt vermesini güçleştirir.
1. Düz ve içe çökük meme başları
Doğumdan sonra meme başlarının uzayabilme yeteneği arttığından sabırla bebeğin memeyi alması için gayret edilebilir. Bebek yalnız meme ucunu emmediği için memenin çevresindeki koyu bölgeyi de ağzına alabilirse başarı ile emzirme devam edebilir.
2. Uzun meme başı
Yine anne ve bebeğin gayreti ile üstünden gelinebilir bir sorundur. Önemli olan bebeğin rahat şekilde meme başını yakalayıp emebilmesidir.
3. Dolu ve tıkanmış memeler
Meme iyi boşaltılmazsa şişer deri kızarır ve sertleşir. Bu durumda bebeği daha sık emzirerek veya elle sağarak memedeki sütü boşaltınız. Tıkanmış memeler acı verir şişer süt akamaz.
4. Meme İltihabı
Memeye doğru bakım yapılmazsa mikroplar meme başından (özellikle çatlak meme başından) içeri girer ve apse yapar. Ağrılı kızarık ve şiş meme annenin de ateşini yükseltir. Bu durumda doktora gitmekte yarar vardır.
Bazı ilaçlar emzirmeye engel değildir. Doktor hangi ilaç alındığında emzirilmeyeceğini söyler. Apseli memeye basıldığında iltihap gelirse emzirme durdurulmalı meme boşaltılmalı iyileşince tekrar emzirilmeye başlanmalıdır.
5. Meme başı çatlakları
Emzirmeden sonra anne sade ve temiz su ile meme başını temizlemelidir. Meme başında çatlak olmaması için her emzirmeden sonra meme başına 1-2 damla anne sütü sürün.
6. Diğer nedenler
Bazı annelerde sütünün az olduğu korkusu vardır. Doğumdan sonraki ilk 2-3 gün annenin sütünün az gibi görülmesi normaldir. Bebek emdikçe süt daha çok gelir. Doğumdan sonra 1-2 gün süt gelmese bile mamaya geçilmemeli bebek emzirilmelidir. Sık sık meme emzirince bebek memeye tutulunca 3-4 gün içinde süt gelecektir
Anne Sütü ile Beslenme

Anneler bebeği ne zaman emzirmeye başlamalıdır.?

Bebek Doğumdan hemen sonraki ilk yarım saat içinde emzirilmelidir. Bu sure içerisinde bebeğe anne sütünden başka hiç bir gıda verilmemelidir.
Halk arasında ağız sütü olarak isimlendirilen tıbbi terminolojide de Kolostrum dediğimiz süt; Doğumdan hemen sonra 1-4 gün içinde gelen ve özel bir yapıya sahip olan süttür. Kolostrumda yağ ve karbonhidrat oranı düşük protein vitamin ve mineral oranı yüksektir. Ayrıca sekretuar IgA oranı yüksektir. Ağız sütü bebeğin barsak mukozasını örtrek onu enfeksiyonlardan korur. Kolostrum laksatif etkisinden dolayı da bebeğin dışkılamasını kolaylaştırır.
Anne sütünün diğer besinlerden üstünlükleri nelerdir?
Doğada bulunan tüm memeli hayvanların yavruları için bir mucize olarak annelerine süt üretebilme yeteneği verilmiştir. Her tür annenin sütü kendi yavrusuna özgüdür. İnsan yavrusuna en uygun süt doğal olarak insan sütüdür. Bir başka memelinin örneğin ineğin yavrusu için salgıladığı süt kendi yavrusu için çok uygun iken insan yavrusu için o denli yararlı olmayacağı gibi belki de zararlı da olabilir.
1. Anne sütü hazır pratik bir besindir. Her zaman taze ve içilmeye hazır haldedir.
2. Bir bedel karşılığı temin edilmez bedavadır.
3. Anne sütü; anne ile çocuk arasında varolan psikolojik veya duygusal bağı güçlendirir.
4. Anne sütünde; inek sütündekinden 20 kat daha fazla lakto-peroksidaz vardır. bu durum bebeği B grubu Sterptococ enfeksiyonlarına karşı korur.
5. Anne sütünde bol miktarda bulunan IgA bebeği vibrio kolera shigella E.Coli gibi bakterilere karşı korur.
6. Anne sütünde bulunan bifidus faktor barsak florasının pHsını düşürür. böylece ishale yol açan mikroorganizmaların oluşmasını engeller.
7. Anne sütündeki lizozim inek sütündeki değerinin 3.000 katıdır. lizozim bakterilerin hücre duvarını parçalayan bir enzimdir.
8. Bebek için ideal bileşime sahiptir. Bebeğin ilk aylarda tüm ihtiyaçlarını karşılayacak özelliğe sahiptir.
9. Anne sütü bebeğin büyümesi ve gelişmesini hızlandırır. Anne sütü bebeklerin gereksinimleri olan bütün besin öğelerini içerir.
10. Sterildir yani mikrop içermez.
11. Sindirimi bebek için en kolay besin maddesidir.
12. Anne sütü ile beslenen bebeklerde pişik ve benzeri cilt sorunları ile bir çok enfeksiyon daha az görülür.
13. Anne sütü ile beslenmiş çocuklarda egzema allerjik hastalıklar diş eti hastalıkları kanser ve diabet gibi hastalıklar daha az görülmektedir.
14. Emzirmenin başındaki süt ile sonuna doğru gelen sütün bileşimi de değişiktir. Emzirmenin sonuna doğru gelen sütteki yağ oranı artar ve bebeğin doygunluk hissetmesi ile emmeyi bırakması sağlanır. Bu nedenle anne sütüyle beslenen bebeklerde şişmanlık daha az görülür.
15. Anne sütü ile beslene çocukların daha zeki olduklarını ortaya koyan bilimsel çalışmalarda vardır. Beyin gelişimi için gerekli olan taurin anne sütünde 40 kat daha fazladır.
16. İnek sütünde kazein ve tuz oranı yüksektir. Bu yüksek oran böbrekler için zararlıdır. Keza 15 kat daha fazla bulunan bu kazeinin yapısı da insan sütünden farklıdır.
17. Ayrıca inek sütünün esas fraksiyonu olan beta-laktoglobülin anne sütünde bulunmaz ve insanlarda alerjik reaksiyona yol açar.
18. Anne sütünün zamanımızın kısıtlı olması nedeniyle sayamayacağımız daha bir çok üstünlüğü vardır.

Çünkü bebek hazır ve isteklidir. Anne sütü kalitesi ve miktarı bebek ihtiyacına göre vücut tarafından hazırlanmış yaşamının ilk altı ayında bebek için en ideal besindir. Emzirmeye mümkün olan en kısa sürede başlanmalı ve bebeği ilk sütten (halk arasında ağız) kesinlikle mahrum etmemelidir.
Emzirmenin anneye yararı var mıdır?

Doğumdan hemen sonra emzirme annenin doğum sonrası kanama riskini azaltır.
Anne sütü alamayan bebeklerde ya da anne sütünün yetersiz kaldığı durumlarda ne yapılmalıdır?

Annenin sütü gelmesine rağmen bazı durumlarda anne sütü vermek uygun olmayabilir.

1. Annede meme iltihabı oluşması.

2. Annenin herhangi bir nedenle süte geçen ve bebeğe zararlı olabilecek ilaç kullanma zorunluluğu.

3. Annenin sütten geçebilecek veya solunum yolu ile bulaşabilecek bir hastalığı olması.

4. Anne sütünün yeterli olmadığı durumlarda yerine alternatif olarak formül sütler düşünülebilir.bu durumda İnek sütü bir alternatif olmamalıdır.

Anneler emzirime sırasında nelere dikkat etmelidir?

1. Emzirme öncesi anne ellerini sabunlu su ile yıkamalıdr.

2. Pozisyon. Bebek emzirmenin tek bir pozisyonu yoktur. Bebek; hem anne hem de bebek için en rahat pozisyonda tutularak emzirilmelidir.

3. emzirme sırasında Bebek burnundan rahat nefes alabilmelidir.

4. Bebek rahat olmalıdır. Giysileri ve ortam ısısı uygun altındaki bezi kuru ve temiz olan bebek daha kolay emer.

5. Besleme süresi yeterli olmalıdır. Normalde bebekler bir öğünde alacakları anne sütünün yaklaşık olarak % 50 sini ilk 1-2 dakikada % 90 ını ilk 5 dakika içersinde emerler. Normal bir emzirme süresi 15-20 dakika olmalıdır.

6. Beslendikten sonra bebeğin gazı çıkarılmalıdır.

7. Her öğünde her iki meme de emzirilmelidir.

8. Meme başı bakımı yapılmalıdır.

9. Anneler Bebek emzirmenin teknikleri konusunda AÇS/AP yada bölgelerindeki Sağlık Ocaklarından eğitim alabilirler

Anneler bebeklerini hangi sıklıkla emzirmelidir ?
Beslenme aralıkları bebeğe göre ayarlanmalıdır. İlk ayda bebek ağladıkça denilen aralıklar uygundur. Bu süre 30 dakika ile en fazla 3 saat olmalıdır.

Hastane gibi aynı anda bir çok bebeğe bakıldığında her birinin ağlaması veya doymasını izlemek mümkün olmadığında 2-3 saatlik aralarla beslenme uygulanabilir. Yine de beslenme aralığının 3 saati aşmaması gerekir.

Anneler ne zaman ek gıdaya başlamalıdırlar?

Altı aylık olunca bebeğin yutmayı öğrenmesi yönünden ek katı gıdalara geçmesi gereklidir. Anne sütüne devam edilmelidir. Anne istiyorsa emzirme 2 yıla kadar uzatılabilir.

1- Bebek yeterli kilo alıyorsa anne sütü yeterli demektir.

2- Ancak şu durumların varlığı anne sütünün yeterli olmadığını gösterir .

a. Kilo alımı yavaşladı veya durdu ise

b. bebek çok erken acıkıyorsa

c. kabızlık varsa

3- Bu yakınmalar başka bir hastalığa bağlı değilse bebeğe ek besin verilebilir.
Beslenme sıklığı ne kadar olmalıdır.

DOĞUM - 1 HAFTALIK

8 - 111 HAFTALIK - 1 AY

6 - 81 AY - 3 AY

5 - 63 AY - 7 AY

4 - 57 AY - 9 AY

3 - 49 AY - 12 AY

3
Yakın geçmişte bazı nedenlerden dolayı anne sütü geri plana atılmıştı. Ancak dünya bu inanılmaz hatanın farkına erken varmış ve anne sütünün önemini erken kavramıştır. Ve bütün dünya artık anne sütünü geri plana atan bu mantaliteden kurtulmuştur. (annenin yoğun iş hayatı emzirmenin anneye estetik sorunlar getirebileceği endişesi ticari mama üreticilerinin kazanç hevesleri formül mamalarının anne sütünün yerini alabileceği gibi bir çok konu….)
Anneler sütün erkenden gelmesini bol olmasını ve uzun süre devam etmesini istiyorlarsa bebeklerini doğumdan hemen sonra emzirmelidirler. Yeni doğum yapmış anne yorgundur ve sütü yoktur diyerek bebeği anne sütünden mahrum etmek veya başka bir sıvı vermek yanlış bir davranıştır.
1. yaşın sonunda anne sütü iyice azalır. Bebek yavaş yavaş sütten kesilebilir. Ancak; bebeği Sütten kesmek için anne ile bebeği ayırmak yada meme başına acı şeyler sürmek son derece yanlıştır.
Emzirmenin anneyi idrar yolu enfeksiyonlarından göğüs ve yumurtalık kanserinden koruduğu düşünülmektedir. Emzirme süresinin uzunluğuyla ilişkili olarak kanser riski azalmaktadır. Emzirme ilk 6 ayda ovulasyonu (yumurtlamayı) ve menstrüel siklusu (adet görmeyi) geciktirir.
Anne tam olarak emziriyor ve adet kanamaları başlamamış ise ilk 6 ay gebe kalma riski çok düşüktür. Dolayısıyla Emzirme doğal bir aile planlaması yöntemidir.
http://www.dsm.gov.tr/page.php?id=142 adresinde alındı

Kaynak: Pediatriportal

İlk Üç Yaşta Bilişsel Gelişimi...




İlk Üç Yaşta Bilişsel Gelişimi...
Çocukların bilişsel gelişimlerine desteklemek için farklı metotlar kullanılabilir. Çocukların zeka düzeylerini geliştirebilmek için ailelerin de duyarlı olmaları ve bu konuda çocuklarını destekleyici etkinliklerde bulunmaları gerekmektedir. İşte size çocuğunuzun zeka gelişimini destekleyebilmeniz için bazı öneriler...



3 Ay - Beceri:

•Önünde duran bir nesneye ulaşabilir.

•Hareketleriyle çevresindeki dünya arasında bir bağlantı olduğunun farkındadır.

•Farkındalığı arttıkça insanların yüzlerine daha çok ilgi gösterir.

•Müzik duyduğunda sessizleşerek dikkatini müziğe odaklayabilir.



Neler Yapabilirsiniz?

•Bebeğinizi bebek koltuğuna yerleştirin ve ulaşabileceği uzaklığın biraz ilerisine ilgisini çekecek (renkli-sesli) nesneler koyun. Bebeğinizi ileri doğru uzanıp o nesneleri alması için yönlendirin.



6 Ay - Beceri:

•Vücudunun kontrolünü kazandıkça yardıma gereksinme duymadan bir şekilde oturmaya başlar.

•Konuştuğumuzda sesler çıkararak size karşılık vermeye çalışır. Bebeğiniz konuşmanın iki yönlü bir iletişim olduğunun farkına varmıştır.

•Her iki elini de aynı zamanda kullanabilir ve her iki eliyle de küçük oyuncaklar tutabilir.



Neler Yapabilirsiniz?

•Bebeğinizi düz bir alanda oturma olanağı yaratın. Gerek görürseniz düşmasini engellemek için çevresini yastık vb desteklerle çevirebilirsiniz.

•Bebeğinizle normal sesinizle konuşun onun da size yanıt verebilmesi için bir süre sesiz kalın. Size karşılık verdiğinde buna ne kadar sevindiğinizi ona gösterin. “Ce eee” oyunları oynayın.

•Bebeğiniz elinde küçük bir oyuncak tuttuğunda diğer eline de bir oyuncak verin. Oyuncağı bir elinden diğer eline geçirmesi için destekleyin.



Bir yaş - Beceri:

•Temel gereksinimlerini yerine getirmeye ve basit emirleri anlamaya başlar.

•Başkalarını taklit eder.

•Ani hareketleri sınırlı olsa da sizin basit hareketlerinizden bazılarını taklit edebilir

•Daha meraklı çevresindeki dünyayla daha ilgili bir hale gelir ve çevresindeki şeylerin nasıl çalıştığını araştırmaya başlar.



Neler Yapabilirsiniz?

•Her şeyi bebeğinizin yerine yapmayın. Onu basit sözcükler kullanarak yönlendirerek kendi başına işlerini yapmasına izin verin.

•Ses çıkaran iki nesneyi birbirine çarparak ona ses çıkartmayı öğretin. Bebeğiniz de sizi izleyecektir.

•Küçük bir kutu içine ses çıkartacak iki nesne koyun. Kutuyu sallayın ve eline vererek onun da sallamasını isteyin.

•Oyuncağı bir minderin veya kutunun altına saklayın arayıp bulmasına yardımcı olun.



İki yaş - Beceri:

•Vücut koordinasyonu geliştikçe merdivenlerden aşağı inebilir ve yukarı çıkabilir.

•Konuşmaları dinler. Çocuğunuz artık dilin ve konuşmanın günlük yaşamda öneminin farkındadır.

•Bir nesneyi başka bir şey yerine kullanma yeteneği geliştikçe oyuncak ayılarla ve bebeklerle oynamaya başlar. Bu bebeğiniz için çeşitli oyun alanları yaratır.



Neler Yapabilirsiniz?

•Çocuğunuza sizin de yardımınızla koşması zıplaması ve tırmanması için bir çok olanak yaratın.

•Konuştuğunuzda çocuğunuzun sizi dinlemesi için onu özendirin ve sorular sorun.

•Çocuğunuzun hayal gücünü geliştirebilecek oyunlar oynaması için kuklalar renkli kağıtlar ve kalemler gibi çeşitli oyuncaklar verin.

•Oyuncağını farklı yerlere saklayıp arayıp bulmasına yardımcı olun.



Üç yaş - Beceri:

•Çocuğunuz artık farklı nitelikte iki nesneyi karşılaştırabilir. Hangisinin daha küçük ya da büyük olduğunu söyleyebilir.

•Dili daha iyi kullanabilmektedir. Çocuğunuz sözlük dağarcığını geliştirmiştir ve siz artık basit sıfatlar kullanarak daha uzun ve daha karışık cümleler kurabilirsiniz.

•Nesneler arasındaki benzerlikleri görür. Nesneleri eşleştirebileceği gibi aynı renkte olanları da eşleştirebilir.



Neler Yapabilirsiniz?

•Büyük ve küçük birer bardağı su ile doldurun ve hangisinde daha çok su olduğunu sorun.

•Çocuğunuzla kelime oyunu oynayın çocuk şarkıları söyleyin. Öyküler okuyun.

•Renk eşleştirme becerisini geliştirmek için ona sorular sorun. Hangi boyama kalemi ile kazağının aynı renkte olduğunu sorun. Şekilleri isimlendirin.

•Yap-boz türü oyuncaklarla oynamasını sağlayın.



Yararlanılan Kaynak:

Bebeklerde Zeka Gelişimi Çouk Çocuk Dergisi- Emre Sorkun Sayı 47 2005.



İDİL SEDA AK

Kaynak: Bebek

İlkyardım Hayat Kurtarır




İlkyardım Hayat Kurtarır
Bebekler emeklemeye başladıktan sonra ev kazaları en sık karşılaşılan problemlerden biri. Tüm kazalarda olduğu gibi bu kazalarda da kaza olmadan önce koruyucu önlem almak şart. Ama önlemler yeterli olmazsa… İşte bu noktada ilk yardım bilmenizde sonsuz fayda var. Artı Danışmanlık tan Dr. Dilek Tiryaki ilkyarımla ilgili püf noktaları ve ilk yardım eğitimiyle ilgili bilmeniz gerekenleri sizlerle paylaşıyor.


Bebekler en sık ev kazaları ile karşılaşıyor. Bunların başında düşme yanık soluk borusunun yabancı cisimle tıkanması boğulma gibi kazalar geliyor. Yaş ilerleyip çocukluk dönemine geçildikçe ise zehirlenmeler yüksekten düşmeler trafik kazaları elektrik çarpmaları daha sık görülüyor. Bebek ve kaza kelimesini yan yana görmek istemesek de bu bir gerçek. Her yıl 2500 çocuk ev kazalarından dolayı hayatını kaybediyor. 10000 çocukta ise kalıcı sakatlık oluşuyor. Rakamlar ürkütücü. Ama ürkmeyip bir şeyler yapmak şart. Öncelikle önlem almalısınız. Neler mi? Bu sorunun yanıtını Artı Danışmanlık tan Dr. Dilek Tiryaki veriyor: “ Ev kazalarına karşı alınabilecek sayısız önlem mevcut. Halı benzeri takılıp düşülebilecek yerlerin düzeltilmesi sivri kenarların yumuşatılması elektrik prizlerine güvenlik kapaklarının takılması elektrik kablolarının ortada dolaşmaması pencere ve balkonların parmaklıklı veya kilitli olması merdivenli evlerde merdiven iniş ve çıkışına kilit sistemli kapı yerleştirilmesi cam vb. kırılabilir eşyaların ortadan kaldırılması bebeğin kusma nedeniyle soluk borusunun tıkanmaması için besledikten hemen sonra değil bebeğin gazını çıkardıktan sonra yatırılması havuz ve deniz kenarında çocukların ve bebeklerin yalnız bırakılmaması vb. önlemler alınabilir.”


Kaza anında ne yapmalı?


Böylesi bir kaza oluştuğunda öncelikle acil tıbbi müdahale yapacak ekibin yani ambulansın çağırılması çok önemli. Yapılacak olan ilkyardım müdahalesinin etkinliği zamanla azalacağından en kısa zamanda gelmesini sağlamak amacıyla ambulans çağrılmasına fayda var. Dr. Tiryaki şöyle diyor: “Bebek ve çocukların genel sağlık durumu çok hızla bozulabilir ve yaşamı tehdit eden bir durum oluşabilir. Bu nedenle kaza ve yaralanmalarda ilkyardım müdahalesini başlar başlamaz acil tıbbi tedavi sağlamak amacıyla ambulans çağırılmalı ya da bebek- çocuk bir sağlık kuruluşuna götürülmelidir.

İlkyardım müdahalesinin yapılabilmesi için kişinin ilkyardım eğitimine katılmış olması ve temel ilkyardım becerilerini kazanıncaya kadar mankenler üzerinde tekrar tekrar becerileri denemiş olması gerekmektedir. Özellikle Temel Yaşam Desteği adı verilen kalp masajı ve suni solunum olarak da bilinen uygulama ve soluk borusuna yabancı cisim kaçması durumunda uygulanan Heimlich Manevrası adı verilen uygulama mankenler üzerinde uygulanıp beceride yeterli hale gelinmeden insan üzerinde uygulanmaması gereken ilkyardım müdahaleleridir.”


İlk yardım kursu alın


İlkyardım bilgisi yaşamı tehdit eden hastalık ve kazalarda çok basit müdahalelerle ölümü engelleme ve yeniden yaşama dönme şansı verebilmenizi sağlıyor. Araştırmalar ilkyardımcıların müdahalelerinin çok önemli bir bölümünü tanıdıkları kişilere yaptığını gösteriyor. Bunun nedeni ise yaşantımızın büyük kısmını evlerimizde ve iş yerlerimizde geçirmemiz ve dolayısıyla bu mekanlardaki olaylara ve tanıdıklarımıza müdahale etmemiz. Artı Sağlık Çevre Kalite olarak 1996 yılından bu yana ilkyardım eğitimleri veridklerini dile getiren Dr. Tiryaki ilk yarım kursunun içeriği konusunda şunları söylüyor: “Temel İlkyardım eğitimleri sırasında verilmesi gereken bilgiler konu başlıkları uluslar arası standartlarla belirlenmiştir. İlkyardım eğitimleri sırasında katılımcıların öğrenmesi gereken bilgilerden daha da önemlisi bazı temel ilkyardım becerilerini uygulayabilir hale gelmesidir. Bu nedenle eğitimlerimizi yeterliğe dayalı beceri eğitimi yetişkin eğitimi ve etkileşimli (interaktif) eğitim tekniklerini kullanarak yapılandırdık.


İlkyardım başlığı altındaki temel konu başlıkları


•İlkyardımın ilkeleri

•Temel Yaşam Desteği (Kalp Akciğer Canlandırma=Kalp Masajı ve Suni soluk)

•Yabancı cisimle soluk yolu tıkanıkları

•Kanamalar

•Yaralanmalar

•Yanıklar

•Sıcak çarpmaları / Donmalar

•Zehirlenmeler

•Şok

•Kalp Krizi

•Koma Bayılma Sara Havale

•Kırık çıkık burkulma

•Omurga yaralanmaları ve hasta taşıma yöntemleri olarak özetlenebilir.



Kurs sadece 16 saat sürüyor


Türkiye de 2002 yılında Sağlık Bakanlığı tarafından yayınlanan İlkyardım Yönetmeliği ağır ve tehlikeli işler yapılan işyerlerinde her 10 kişiden birinin daha az riskli işletmelerde ise her 20 kişiden birinin 40 saatlik Sertifikalı İlkyardım Eğitimi almasını zorunlu tutmuştur. 2004 yılında revize edilen yönetmelik 40 saat olan eğitim süresini 16 saate indirmiştir.
Artı Danışmanlık tarafından düzenlenen kurslara bu güne kadar yaklaşık olarak 4700 kişinin katılmış. "2002 yılından bu yana da ilkyardım eğitimlerimiz Sağlık Bakanlığı onaylı sertifikalı eğitimler olarak devam etmektedir.” diyen Dr. Tiryaki "Şu anda 16 saatlik (2 günlük) ve 40 saatlik (5 günlük) ilkyardım eğitimi programlarımız mevcuttur. Aileler bu kurslara ilkyardım eğitim merkezlerine başvurarak katılabilirler. Eğitimlerle ilgili daha detaylı bilgi için www.artidanismanlik.com.tr adresine başvurabilirsiniz. Sorularınızı bize maille (egitim@artidanismanlik.com.tr) veya telefonla (0216.4749157-58) iletebilirsiniz."

Kaynak: Bebek

İndigo Çoçuklar




İndigo Çoçuklar


İndigo Çoçuklar



Yazar: Lee Carrloll & Jan Tober



Yayınevi: AKAŞA




İndigo Çocuklar dünyaya -dünyayı değiştirmek üzere- yeni bir bilinç ve enerjiyle gelen bilge varlıklardır. Onlar şu sırada çocuk ya da genç yaşta bulunmaktadırlar. Bu çocuklar çevreleri tarafından anlaşılmamakta onlara çoğunlukla Uyumsuzluk Dikkat Eksikliği ya da Hiperaktiflik tanılan konulmakta ve bu üstün zekâlı ve yetenekli çocuklar sonuçta ilaçlarla uyuşturulup harcanmaktadırlar. Oysa onların dengeli uyumlu ve mutlu bireyler olarak yetişip tüm insanlık için son derece önemli olan misyonlarını gerçekleştirebilmeleri için ana-babaları öğretmenleri doktorları ve tüm çevreleri tarafından anlaşılıp desteklenmeleri gerekmektedir. Bizler bu çocukları ve onların olağanüstü özelliklerini tanımalı onlara sevgi ve saygıyla rehberlik yapmalıyız.


Yayınlandığı her ülkede olay yaratan ve en çok satan kitap listelerine giren bu son derece aydınlatıcı kitapta ünlü yazarlar Lee Carroll ve Jan Tober birçok uzmanın yardımıyla İndigo fenomenini her yönden açıklamakta ve bu konuda son derece önemli uygulama bilgileri kaynaklar eğitim sistemleri ve işe yaradığı kanıtlanmış alternatif ilaçlar ve tedaviler sunmaktalar.


Bu tüm ana-babalarm eğitimcilerin ve çocuk uzmanlarının mutlaka okumaları gereken bir kitaptır!

İÇİNDEKİLER

BiRiNCi BÖLÜM



Indigo Çocuk Nedir?


Rlchard Seigle M.D. - İnsanı Sınıflandırma
Sistemleri


Nancy Ann Tappe - İndigolar'la Tanışma


Barbra Dillenger Ph.D. - İndigo Çocuk
Hakkında


Doreen Virtue Ph.D. - Üstün Zekâlı
mı Sorunlu mu?


KathyA.McCloskey.Ph.D.- Yeni Güçlü
Çocuklar


Dcbra Hegerle - İndigo Çocuklar


Robert Gerard Ph.D. - Cennetin
Temsilcileri

İKİNCİ BÖLÜM

- Ne Yapabilirsiniz?


Nancy Ann Tappe- Bir Rehber Olmak


Doreen Virtue Ph.D - Bir İndigo Çocuğu
Yetiştirmek


Kathy A. McCloskey Ph.D.Psy.D. - İndigo
Çocukları Yetiştirirken Hatırlanması Gereken Şeyler


Dcbra Hegerle - Can Sıkıntısı ve Dürüstlük


Judith Spitler McKee Ed.D. - Çocuklara
Güçlü Olumlu Mesajlar Vermek


Robert Gerard Ph.D. - İndigo Çocuğu
Disipline Sokmak


Robert P. Octer - Kalp-Merkezli Bir
Yolculuk


Cathy Patterson - İndigo Çocuklara
Rehberlik Ederken Kullanılacak Stratejiler


Robert P. Ocker - Küçük Varlıkları Birer
Armağan Olarak


Görüp Onurlandırmak


Jennifer Palmer - Çocuklara Öğretmenlik
Yapmak


Montessori Okulları


Waidorf Okulları


Pauline Rogers - Rekabetçi Olmayan Yaşam
Oyunları


Joyce Seyburn - Sağlıklı ve Mutlu Bir
Çocuk Yetiştirmenin Yedi Sırrı

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM



İndigolar'ın Ruhsal Yönleri


Melanie Melvin Ph.D. - İndigolara Saygı
Göstermek


Robert P. Ocker - Kalp-Merkezli Bir
Yolculuk


Nancy Ann Tappe - İndigo Ruhsallığı


Doreen Virtue Ph.D. - Bir İndigo Çocuğu
Yetiştirmek


Dr. LaurleJoy Pinkham - Benim Sevgili
İndigolanm!




DÖRDÜNCÜ BÖLÜM



- Sağlık Konulan


Doreen Virtue Ph.D. - İtaat Etmek
Sağlıklı mı?


Keith R. Snıith - Bugünün Çocuklarında
Kronik Ters Kutuplaşma


Karen Eck - Besinsel Bir Çözüm


Deborah Grossman R.N. - DEHS'li Çocuğunuza
Besin Takviyesi Sağlamanın Protokolü


Karen Bolesky - Soma Çalışması: Bir Vaka
İncelemesi

BEŞİNCİ BÖLÜM



- İndigolar'dan Mesajlar


Ryan Maluski - Bir İndigo Olarak Büyümek


Candlce Creelman - Tüm İhtiyacınız Sevgi

Kaynak: Bebek

İnmemiş Testis




İnmemiş Testis


Sperm üretimini sağlayan testisler bebek anne karnındayken karın içerisinde bulunuyor. Testisler doğuma yakın keselerine doğru inmeye başlıyor ve bebek doğduğunda skrotum denilen keselere inmiş oluyor. Ancak her doğan 100 erkek çocuğun yaklaşık birinde bu aşağı doğru ilerleyiş tamamlanamıyor ve testisler karın içerisinde veya kasıklarda kalıyor. Testislerin yukarıda kalması oldukça sakıncalı. Keselerinde değil de vücut içerisinde olan testisler keselere göre 1 derece daha fazla ısıya maruz kalıyor. Bu da sperm üretiminin olumsuz etkilenmesine yani kısırlığa sebep olabiliyor. Testisler bir yaşına kadar kendiliğinden keselerine inmediyse mutlaka indirilmeleri gerekiyor. Testislerin indirilmesi için ilaç tedavisi veya cerrahi müdahale gerekiyor. Testislerin gelişiminde ileri dönemlerde sorun olmaması için en geç 2 yaşına kadar indirilmesi öneriliyor.Kaynak: Doç. Dr. Mahmut Ferda Şenel


Kadınları utandıran kabus!


Prostat kanserinde erken tanıyı kaçırırsanız erkeklik tehlikeye girer!


İdrarda kan görülmesi (Hematüri)


Sigara içen cebinde Çernobil taşıyor


Erkeklerin korkulu rüyası prostat



Prostat Büyümesi Böbrek Hastalıkları Testis Hastalıkları İdrar Kesesi (Mesane) Hastalıkları Kasık Fıtığı Yarım Sünnetli (Hipospadias) İdrar Geri Kaçışı (Reflü) Böbrek Çıkış Darlığı (Üretero-Pelvik Darlık) Dış İdrar Kanalında Kapakçık (Posterior Üretral Valv- PUV) İdrar Kaçırma Sünnet Üroloji Nedir? Hidrosel (Su Fıtığı)

İnmemiş Testisler (Kriptorşidizm)




İnmemiş Testisler (Kriptorşidizm)
Testislerin doğumda skrotum tabanına inmemiş olması olarak tanımlanır.

Zamanında doğan erkek bebeklerin %3-4 ünde inmemiş testis görülür. Prematürelerde bu oran % 30 a varabilir. Çocukların çoğunda ilk üç ay içinde testis kendiliğinden iner. 3 aylıktan sonra inmemiş testis görülme sıklığı % 0.8 dir. Vakaların çoğunda (€) inmemiş testis tek taraflıdır.

Karın testisler için tuhaf bir yer gibi görünebilir fakat öyle değildir. Erkeklerde testisler ve dişilerde yumurtalıklar fötüsün karnındaki aynı embriyonik dokudan gelişirler. Yumurtalıklar yerinde kalır. Testislerin gebeliğin sekizinci ayında kasıklara ve oradan penisin tabanındaki skrotal keseye inmesi gerekir. Ancak miadında doğan oğlan çocukların %3-4 ü ve erken doğanların üçte birinde bu olay görülmez. Sonuç inmemiş testistir.

En sık görülen tür (% 44) testisin skrotumda ancak yüksekte olmasıdır.

Testislerin gezici özellikleri nedeniyle inip inmediklerini anlamak çok kolay olmayabilir.

Normalde aşırı sıcakta testisler sarkar. Bu spermleri sıcaktan korumak için bir mekanizmadır ve ortam çok soğuk olduğunda ya da ellendiklerinde vücuda geri çekilirler (aşırı soğuk ve yaralanmalara karşı koruyucu olarak ) .

Bazı çocuklarda testisler aşırı duyarlıdır ve vücutta uzun süre saklanırlar. Genellikle sol testis sağdakinden daha aşağıdadır bu da sağ testisin inmediği izlenimini verebilir (ve bir çok çocuğun endişelenmesine yol açar) .

İnmemiş testislerin tanısı bebek sıcak banyodayken bile her iki testisin skrotumda bulunup bulunmadığına bakılarak koyulabilir.

İnmemiş testisler idrara çıkma sorunu veya ağrı oluşturmazlar ve kendiliğinden inerler.

Bir yaşına gelene kadar 1000 erkek bebekten yalnızca 5 veya 4 ünde testisler inmemiştir.

Primer bir testis 2 yaşına kadar normal yapısını korur . bu yaştan sonra yapısı bozulmaya başlar. Bu nedenle erken teşhis ve gerekiyorsa tedavi önemlidir.

Kaynak: Bebek

Yolculuklar Daha Keyifli Geçsin




Yolculuklar Daha Keyifli Geçsin
Arabalar hayatımızın vazgeçilmez bir parçası. Özellikle çocuklu aile olunca yaz kış arabayla geziyoruz. Ancak çocukları oto koltuğunda sabit bir şekilde oturtmak çok kolay olmuyor. Yolda bir süre sonra sıkıldığında ise onu oto koltuğunda tutmak daha da zor bir hal alıyor. O halde onu yol boyu güzelce oyalamaya ne dersiniz? İşte
www.e- dan size birkaç ürün tavsiyesi!



Tiny Love Mucize Direksiyon

Uzaktan kumandalı etki-tepki sağlayan direksiyon renkli çiftlik panosuyla bebeğe ışıklar hayvan sesleri ve müzik şeklinde zevkli ve teşvik edici reaksiyonlar sağlar.

Mucize Direksiyon geniş tanıdık ve parlak çiftlik hayvanları yüzleriyle çocuğunuzu tekrar tekrar bakmaya davet ederken büyüleyici çiftlik temasıyla birden fazla duyuya yönelik oyun deneyimi sunar. Aynı hayvanlar aynı zamanda direksiyon üzerinde de belirerek çocuğu dikkatini üzerlerinde tutmaya teşvik ederler. Bunun yanında ışık düğmesine basıldığında çiftlik panosundaki hayvanların ışığı yanar. Müzik çaldığında ışık bir hayvandan diğerine geçer görme duyusunu uyararak çocuğu gözleriyle takibe teşvik eder. Çiftlik panosu işitme gelişimini teşvik ederek hayvanların popüler ve neşeli bir melodi çıkarmalarını sağlar.



Ürün Hakkında Detaylı Bilgi İçin Tıklayın.K's Kids Boyun Koruyucu Seyahat Yastığı-Julia

K's Kids boyun koruyucu seyahat yastıkları; bebeğinizle seyahatlerinizde ana kucağı kullanım zamanı bitip (12 Ay) araç koltuğu kullanmaya başladığınızda bebeğinizin boyun boşluğunu destekleyici özelliği ile kullanmanız gereken vazgeçilmez bir seyahat güvenlik malzemesi olmakla birlikte bebeğiniz seyahat sırasında uyuduğunda ona yumuşak bir yastık olacaktır. Ucunda bulunan sevimli JULIA karakteri parmakla sıkıldığında ses efekti çıkartan ürün destekleyici özelliği yanında bebeğinizin neşeli bir seyahat arkadaşı olacaktır.



Ürün Hakkında Detaylı Bilgi İçin Tıklayın.Tiny Love Süper Araba Koltuğu Oyuncağı

Anne ve babanın yola konsantre olması için bebeği oyalamaya yarayan özel bir oyuncaktır. Bebek araba koltuğunda otururken tek başına sizinle "araba kullanır" ve Süper Araba Oyuncağı'nın direksiyonunu tutup çevirirken arabayı kullandığını hayal eder. Göze çarpan renkli oyuncakları çeşitli dokulardan oluşan malzemeleri ve çeşitli ses gamıyla duyuları uyarır. Bebeği ellerini uzatmak oyuncağı keşfetmek ve onunla oynamak düğmelere basmak ve direksiyonu iki eliyle çevirmek gibi ince hareket becerilerini geliştiren çeşitli şekillerde ellerini kullanmaya teşvik eder.



Ürün Hakkında Detaylı Bilgi İçin Tıklayın.K's Kids Emniyet Kemeri Oyuncağı-Wayne
K's Kids tarafından tamamen kumaş kaplı olarak üretilen emniyet kemeri oyuncakları üzerinde bulunan cırt bantlı kuşak sayesinde bütün araç koltuklarında kullanılan emniyet kemerlerine kolayca monte edilebilir. Oyuncak bebeğiniz tarafından sallandığında çıngırak sesi çıkarmaktadır. WAYNE bebeğini araç koltuğunda oturtmakta zorlanan ebeveynler için ideal bir oyuncak olacaktır.



Ürün Hakkında Detaylı Bilgi İçin Tıklayın.

Kaynak: Bebek

İshalli Çocuğun Beslenmesi




İshalli Çocuğun Beslenmesi
İshalli Çocuğun Beslenmesi

Çocuğunuz Altı Aydan Küçük ve Henüz Ek Gıda Almıyorsa
Emzirmeyi sıklaştırın.
Her kaka yapışta çaydanlığın altındaki kaynamış ve soğumuş sudan olabildiği kadar çok içirin. Çocuğunuz Ek Gıda Alıyorsa
Çocuğunuzu yemeye teşvik edin ve ona günde en az 6 kez yiyecek sunun.
Kısa aralıklarla enerji ve proteinden zengin yumuşak taze hazırlanmış püre şeklindeki yiyeceklerden (beyaz peynir haşlanmış yumurta patates yoğurt yoğurt ile yapılmış az yağlı pirinç çorbası tarhana çorbası pirinç lapası haşlanmış et ızgara köfte az yağlı pirinç pilavı makarna gibi) verin.
Potasyumdan zengin besin olarak muz püresi veya taze sıkılmış meyve suları içirin.
Şekerli ve yağlı yiyecekler ishali artırır. Çocuklara böyle gıdalar (çikolata bisküvi gofret kuruyemiş pastalar meşrubatlar yağ bol reçel pekmez) vermeyin.
Hazır meyve suları ve kolalı içeceklerin ishalli çocuğunuza hiçbir yararı yoktur.

Çocuğunuzu İshalden Korumak İçin
Ona ilk altı ay sadece anne sütü verin.
Dokuz aylık olunca kızamık aşısını yaptırın.
Çocuğunuza yiyecek hazırlamadan ve beslemeden önce çocuğunuzun altını değiştirdikten sonra kendiniz tuvaletten çıktıktan sonra mutlaka ellerinizi yıkayın. Ellerinizi yıkarken sabunu elinizde dört defa çevirmeniz yeterli olacaktır.
İshal olma riskini azaltmak için çocuğunuzu beslerken biberon kullanmayın. Bebeğinizin yiyeceklerini kolay temizlenen cam veya porselen kaplarda hazırlayın ve kaşık ile yedirin.
Temizliğinden emin olmadığınız yiyecek ve içecekleri asla kullanmayın.
Çiğ sebze ve meyveleri temiz su ile yıkamadan yedirmeyin.
Yiyecekleri ağzı kapalı olarak buzdolabında saklayın.
Pişirilmiş yiyeceklerinizi oda sıcaklığında iki saatten fazla bırakmayın ve bunları çocuğunuza yedirmeyin.
Temizliğinden emin olmadığınız suları kaynatıp soğutarak çocuğunuza içirin.
İçme ve kullanma sularınızı temiz kaynaktan temin edip temiz kaplarda ağzı kapalı olarak saklayın.
İshalli Çocuğun Anne ve Babasına Öneriler
İshal su kaybı nedeniyle öldürücü olabilen bir hastalıktır. İshali olan çocuğunuzda su kaybını önlemek için su ve sulu gıdaları (kaynatılmış çorbalar) her zamankinden daha fazla verin.
Her kakadan sonra iki yaşından küçük çocuklara bir çay bardağı iki yaşından büyüklere ise bir su bardağı yukarıda sayılan içeceklerden mutlaka içirin.
İshali olan çocuğu aç bırakmayın beslenmesine devam edin. İshalli çocuğu sık sık ve az az besleyin. Emiyorsa anne sütünü kesmeyin. Daha sık emzirin. Çocuğunuza ishali geçtikten sonra iki hafta süre ile ek bir öğün verin.
Çocuğunuzu ağız ve dilin kuruması bıngıldak ve gözlerin çökmesi göz yaşının olmaması karın derisinin çekilip bırakıldığında yavaş geri dönmesi gibi su kaybı belirtileri yönünden yakından izleyin.
İshalli çocuğunuza doktor önerisi dışında antibiyotik vermeyin. İshal kesici ilaçların çocukluk çağı ishal tedavisinde asla yeri yoktur.
Aşağıdaki durumlarda çocuğunuzu hemen bir sağlık kuruluşuna götürün;
Belirgin susaması veya su kaybı belirtileri varsa çocuğunuzun ishali üç gün içinde düzelmiyorsa çok sık veya fazla miktarda kaka yapıyorsa tekrarlayan kusmaları oluyorsa yeme içmesi bozulduysa kakasında kan varsa ateşi yüksek ise.


Kaynak: Pediatriportal